Atı halkaya bağladıktan sonra
Biter bitmez ortalıkta dönen rüzgar ve kumar
Bir ıslığın çaldığı rüzgar gibi perim perşaneler kodesinde sazlıkların arasından uğuldayıp geçen
Üç bile demeden kavisli kırblaçlarda
Meyhaneden sonrasıydı gecenin delik deşik karanlığı
Penceredeki loş ışıklar söndü
Barakaların evlerin ahırların ve odunluğun önünden arkasından sessizce dolaşarak
Merdiven gıcırtılarından çıkıp ateşin izinden giderek gelerek
Çorak bir zamana tekerleğin ve kamçılanmış insan gölgelerinin bıraktığı yaz,
Kış..
Tepeler sırtındaki kayalığın seyrine tanık dünya hayatında hiç kimseyi oynayan piyesten
Eyerlenmiş yorgun heybelerle kuru otlar üstünden sürüklenerek yeri göğe ayartan katar
Topraksız susuz ve ormansız çöller gibi dağlar ovalar sınırından bütün yaz kış
Tek şerit
Hep aynı çırası çarşısı sönmüş ören çınlayışlarla
Kendi ipine dolanmış bir eğrimin gün bitimi kirmeniydi
Masadaki şişedeki yenmiş içilmiş şeylerin ardında kuru gürültürden dilsiz avaz çıkaran teneke
Bekle
Hele bekle..
Kendimle hesaplaşayım da ondan sonra öleyim ..
Bekçi düdüğünün öte dünyasındaki arka mahleden
Birbirine karanlığı yakıp söndüren yitik kayıp insanlar
Mart/24
Kayıt Tarihi : 8.1.2026 16:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!