Yüreğinde, sakladığın ne var?
Sır vermek istemiyorcasına,
Sım sıkı kapalı dudaklar.
Bir ipucu versen bana.
Başımı koyacak yer bulurdum,
Sinende yar.
Balım***
Dudağından düşmesin adım
Soran olursa söyle balım
Seviyorum seni işte bu halım
Yarınlara kalmayalım
------- gel otur yanıma şöyle
Güven
(Çocuklara)
Boran tatlı bir çocuk
Gözler boncuk boncuk
Pek severmiş annesi babası
kadınlar günü
Hayat insanlara sonsuz güzellikler sunar. Yüce Mevlam bizleri akıl almaz donanımlarla dünyaya yollar. Ruhumuzun aynası gibidir bedenimiz. zekamızın izdüşümüdür davranışlarımız dünyadan aldığımız olgular ve ruhumuzun esintileri bizi farklı kılar. Kadın ve erkek yaşamın ana karekteri. Her canlı türünde dişi karekter ana erkek karekter baba ögesini taşır ikisi bir birini tamamlar.İnancımız kadını daha özge bir yere oturtur ve toplumlar bilgeliklerini kadına verdikleri değer ile sergilerler.
Kadın; Yüceldikçe verimli toprak gibidir, yediveren güller açar. Saygı sevgi ilgi takdir edilme onun güzelliğine değerine anlam katar. Mutluluk bahçesinin anahtarıdır o. Kadın olduğunu unutur bir üretgen gibi çalışır didinir sorumluluklarına sımsıkı sarılır. Ta ki; ona kadınlığını zedeleyen davranışlar sergileninceye kadar. İşte o zaman hırçınlaşır, kinlenir, öfkelenir acımasızlaşır.
YEŞİL IRMAK
Uzar gider kıvrım kıvrım yerleri
İnce belinde mermer kemerleri
Yeşil yeşil bakar buğulu gözleri
Şahlanır Yavuzun gençlik demleri
Akşamsefaları açar, mis kokular saçar
Renkleri güzel mi güzel, zarif bir o kadar
Gökteki yıldızlar gibi, yeşil bağda açar
Hoş geldin aşk-ı sefam, kes lafım bal kadar
Düşündüm de; Şunca yıldır yaşadığım şu yalan dünya az kahrımı çekmedi. Ondan ayrılmadan önce, yani henüz vakit varken, elim ayağım tutarken, tabii gözüm görüyor, aklım eriyorken bir veda mektubu yazmalıyım. Tüm insanlar gibi geçip giderken, bir virgül kadar da olsa ona teşekkür babında cümleler bırakmalıyım.
Ben, bir Temmuz ayının 22 sinde akşama ramak kala açmışım gözümü dünyaya. Annemle babam yemek yerken öğle vakti; anneciğim içini çekerek babama:
____Görüyor musun? Ekin biçiyorlar. Kışa hazırlık, erzak edecekler, sıcak umurlarında bile değil. Bu bizim dördüncü çocuğumuz. Tarla yok, bağ bahçe yok. Bu dar gelirimizle şu bozkırda; bu çocuklara nasıl aş, iş, eş bulacağız bilmiyorum.
_____ Allah kerimdir. Demiş babam.
Ve yıllar yılları kovalamış, üstüne üstlük birde hasta olmuş babam. İ şten çıkmış. Ne yapsın annem, kalkıp Samsun’a babasının yanına göçmüş. Tamı tamına beş çocuk ve hasta bir adam. Annem rahmetli işe girmiş. Derken babam da biraz toparlanmış, yine o vazgeçemediği bir türlü de onamadığı bakkallığına dönmüş.
Harıl gürül,var yok derken büyümüşüz işt.
Demirli, küçük bir pencere.
Eğildim, baktım karanlığa sessice.
İçim burkuldu, irkildim benliğime.
Utandım, niye bu zulüm, kalem tutan ellere.
Kara gözleri karşımda duruyor, öylece.
Dedi üzülme, zavallı çocuk!
Tembihat
Gelmeyeceksin asla oyuna
Döndürürler uysal mor koyuna
Dalmayacaksın haram suyuna
Çamura belenir çıkamazsın
Bir yiğit, niye düşer toprağa
Neden sarılır ay-yıldızlı bayrağa?
Gökte bir yıldız parlar.
Peygamberimin müjdesi var.
Bir yiğit şehit olur da,
Bin şehit kalkar yerden.




-
Eşref Trak
-
Mehmet Küçükkarahan
-
Nevzat Bilgiç
Tüm Yorumlariyi geceler. yorumunuz için teşekkür ederi. sizlerle şiir paylaşmak güzel bir duygu.
saygılarımla
eşref trak
kaleminize ve yüreğinize sağlık....
Değerli Şaire iyi geceler! ...
Artık Sakarya 'da değil, Edirne ' deyim.
Evinize esenlikler dilerim.
Saygılarla.