pazar sabahı alarm çaldı,
alarm dedi, kalk
ben dedim, sus
yorgan dedi ,gel
ben gittim.
yastıkla aramızda derin bir bağ var,
kalkarsam bozulur, ruhum zarar.
battaniye üstüme vasiyet bıraktı.
beni terk edenin çayı soğuk olur.
mutfakta tabaklar isyan bayrağı açtı,
kaşıklar kaçarak çekmeceye saklandı.
buzdolabı kapıyı kilitledi.
bugün sadece bakmak serbest.
çaydanlık kaynıyor ama niyeti yok,
ben de tatildeyim diyor, fokur fokur şok.
ekmek bayat ama gururlu,
ben dün tazeydim, bugün filozofum diyor uslu.
televizyon açıldı, kumanda kayıp,
kumanda bulundu ,buzdolabında yatıp.
kim koydu? kim bilir?
pazar günü mantık evden izin aldı.
koltukla aramda sessiz bir anlaşma var.
ben kalkmam, o da gıcırdamaz.
ikimiz de tembellik bakanlığına bağlıyız,
pazar günü resmi tatil sayılırız.
çoraplarım eş arıyor,
biri var, biri yok,
belli ki gece kaçmış,
özgürlük mücadelesi çok.
saat öğlen oldu, açlık bastı,
midede aslan kükredi, kaplan kaçtı.
mutfakta bulduğum her şeye saygı duruşu,
bisküviye bile başkanım diye hitap edişim.
çay içtikçe uykum geldi,
uyudukça acıktım,
yedikçe pişman oldum,
pişman oldukça bir daha yedim.
akşam oldu, pazartesi uzaktan el salladı,
ben görmemiş gibi yaptım,
perdeyi kapattım.
yatak dedi ,gel,
telefon dedi ,bir video daha,
ben dedim ,hayat kısa,
saat sabah oldu.
ve böylece pazar günü,
bilimsel olarak kanıtlandı ki,
zaman eğilip bükülüyor,
irade yıllık izne çıkıyor,
mantık pazartesiye erteleniyor...
Mustafa Alp
08/02/2026 13.00
Kayıt Tarihi : 8.2.2026 18:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!