Yoruldum ruhumun paradokslarından.
Unutuyorum, unutuluyorsun, akıp gidiyorum hayatın içine denize dökülen nehirler gibi.
Sonra bir şey oluyor, ani bir ürperti ruhumun kanyonlarında, kalbimde fütursuz bir çatpıntı ve boşalmaya başlıyor iliklerim.
Sesin yankılanıyor gönlümün göğünde.
Ne oluyorsa bilmediğim gönül gözümün gördüğü benim göremediğim, ruhumun duyduğu benim duyamadığım o sahnede, darmaduman oluyorum yine .
Aklımın ikna olduğu ve beni hayatın içinde bir hizaya soktuğu ne varsa yıkıyorlar kalbim ve ruhum bir olup.
Sardunyalarımı ve güllerimi budadım bu gün
Haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi
Yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu
Deli cafer ismail tayfur ve şaşı
Devamını Oku
Demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
Dört bıçak çekip vurdular dört kişi
Yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu
Deli cafer ismail tayfur ve şaşı




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta