Hiç bilmediğimiz kelimeler sıyıracak kulaklarımızı,
Uzaklar yakın olacak,
Yakınlar uzak..
Kurduğumuz imgeler dünya olacak,
Yıkılacak başımıza,
Nefessiz boğulacağız derin sularda,
Solcuların evinde balkon olmaz,
Keşfedemezler gökyüzünün bin bir tonunu,
Otururlar evlerinde,
Hep bir kin ve hasetle.
Özenirler kuşlara, zeytine;
Beyazdan kahverengine çalan yüzünde.
Bilmediğim okyanuslar uzakta,
Hüseyin artık hiçbir yere ait değil.
Evet isyan çalarken telefonumda.
Aşk ona uzak kalmış,
Tutmaktan öte.
Kavgalar vardı öncesinde bilmediğim sebeplere.
Bu huzurla yattığım mabet,
Benim mezarımmış meğersem.
İki avucuma sığdıramadığım güneş ve dünya,
Ben gayba karışmamın şahidiymiş anlaşılan.
Oysaki ne kadar da konuştum,
Bir daha hiç konuşmayacakcasına..
Sakalımızı keserler,
Kolumuzu kesemezler,
Sesimizi keserler,
Ülkümüzü bölemezler.
Önce seni unutacağım,
Sonra mevsimi,
Şehri terk eden kuşları.
Belki herkesi.
En sonda her şeyi,
Yani seni.
Pencerem gökyüzü,
Hafızam kül tablası,
Hasretim yer küre,
Hayallerim kara delik,
Gerçekler en büyük ütopya.
Vakit doldu tecelli oldu,
Gider oldun ardına bakmadan.
Özler oldum durmadan,
Arkama bakmadan,
Ardında kalmadan.
Uzaklar diye dilimizin ucuna sarardık önceden,
Hristiyan ilahisi gürlerken kulağımda,
Sevgilim bana kuşum, dedi.
Oysaki olsam bir kuş ben,
Uzaklar kanadımın tüyüydü.
Tutamadığım bir zamanda,
Özlem akacak aramızdan,
Herkesten sakladığımız sırlardan,
Elbet düşecek bir gün aramızdaki surlar,
Sularla kalıplaşıp doğacak bir bataklıktan.
İyice içine batacağız,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!