Hayat uçup giderken
Ve ruh bir kuş gibi kanatlanırken,
Sonsuzluğun gözlerinde,
Alev alev uçuşuruz...
Kim demiş kanatlarımız yok diye,
Ruhum üşüyor diyorsun ya,
Bunu duyduğum da,
Işık bedenim sarıp sarmalasa da varlığını,
Bil ki benim ruhum da üşüyor…
Dünya kanarken,
Zalimlerin ellerinde,
Ruhun yolu, zorludur,
Herkesin sınavı kendine zordur,
Hangi yollardan geçip geldi bilemezsin,
Koşulsuz sevebilir misin? ...
Belki, duyamıyorumdur artık
Sessizliğinin ardındaki çığlıkları,
Belki de, hiç bitmeyen lirik bir şiirsindir kim bilir?..
Belki, bir gün, bir kitap olursun ya da sadece tek bir dize,
Belki de, yakmak isteyebilirim her ne varsa yazılan...
Bir gün... uzaklarda... çok uzaklarda bir günde,
Görebilmek için
Görünenin ötesine bakman gerek,
İşitmek için kanat seslerini,
Ruhunla barışman gerek,
Uçabilmek için ruhun kanatlarıyla,
Yüreğinde Yaradan’ı taşıman gerek…
Gözlerinin renginde, bir kehribar buldum...
Saklıyordu, binlerce yıllık gizemi...
Baktım ruhumun ışığında,
Ah!.. O koyu kehribar;
Hasretle, tutkuyla ve şifayla
Sonsuzluğun mabedinden
Akıp gelen bir ışık,
Gönül kapına vurduğun da
Sor bir kim,
Kim gelmiş?..
Duydun mu mavi kanatların
yüreğine ışık getiren sesini?..
O kanatlar ki,
Kanayan ruhuna
Sarılmak için geldi..
Karanlıkta, nebulaya evrilen bir yıldız
Sonsuz karanlıklara yıldızlar
Yaratıyor yine…
Işıltılara tutunan ruhlar,
Cennet bahçelerinden
Topladıkları melodilerle,
"Çocuklara Ağıt..."
Yaşam mıydı sizden kopan,
Yoksa sizler miydiniz yaşamdan
Kopmayı seçen?
Böyle mi olması gerekiyordu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!