bir balık gibi hafızasız yaşadı çok zaman kadın.
aklında tutulacak anıları olmadı,
yada biriktirdiği sevinçleri.
bu hayat ona göre değildi.
göğün arka yüzü,
yeni bir dünya gerekliydi ona...
İl kez büyümüş gibi hissettim
dozer girince bahçeme.
balyozlanan duvarların ardından
varlığıma inat
sen yoksun dercesine
birden plasenta kokusu kaplıyor her tarafı.
doğuruyorlar!
anaerob bakteri gibi ürüyorlar.
bir azgın teke çıkıyor dişisinin üzerine,
ve soruyor?
İçim acıyor
Ucu kırık bir mızrağı
Yıllarca kalbinde taşır gibi
Özlem SABA
Bedeli ödenmiş
Ama alınmamış sevinçlerim var
Hüznün bataklığına saplandım kaldım
Özlem SABA
Hey sizler
Hiç Kurtların uluduğunu duydunuz mu yüreğinizde?
Ben duydum
Yalnızlığın da sesi kesilince
Benim göğümde hiç yıldızlı gece yok
Hep karanlık yaşadım sevdalarımı
Hiç ateşe kesmedi sevişmelerim
Hiç soluk soluğa kalmadım gecenin bir yarısı
seni sevmekle başladı her şey..
sanki alaca karanlığın ardından doğan güneş gibi....
karda kalmış, üşümüş ayaklarımın,
ateşe varması gibi...
şu dermansız, çaresiz gönlümün,
Zincirlerimin sesi gelirken kulağıma
Kahroluyorum
Daha dolmamış diyorum
Dolmamış
Dünya cehennemindeki sürgünüm
Tekin olmayan yalnızlıklara dalıyorum.
Her gün dipsiz bir kuyuda sabahı karşılıyorum
Ve zehir tadında bir şekeri somuruyorum
Korkulu rüyalara dalıyorum uyanmamacasına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!