Rüzgârın koynunda ateştin
Çocuğum,
Erkin
Güneşi alnından öpmekti
Aşk içre alazlanıp,
Karanlığın üstüne ağdın
Seheri yelene sıkıştırıp doludizgin
Rengin eridiği yeri bulursun ya
Belki
Çığlıkların yankısı söner,
Ellerin rahmet duasına açılsın
sığırcık kuşlarının
aşkla senkronizasyonu
gibi
yeryüzü benzese gökyüzüne
zulümle değiştirelemiyecek
gök kubbenin
Duyum eşiğinin dalgalarında bir ipek böceği,
örümceğin sarmalında hayatı anlamak
Aşkın devinimiyse;
Kalp vuruşlarının tınısına
Aşkın mevsiminde imgeler saklı kentlere
Göç eyledi
Yaka, kol çekiştiriyorum
Sesleri birleştiremiyorum, usta
Beni bende susturup, kaçıyorlar.
Artlarından
Kor gecenin, içten içe yanan sardunyalara söylediği türküyü
içen martılarla,
ses sağnağında eriyor anılar
Vahalar yaratan su sabrıyla yıldız topluyorum bilincin okyanusundan,
yüreğimse
Aşk'ın kelamında çavlan sofrası,
Rüzgâra yâr olan küllerim
Dağlara başıbozuk vurulan
Şiirlerimdi, sonsuzluğa kateden...
Aşkın ötesinde aşka başveren
Hangi yol,
Kalbi tarumar kaç dipsiz kuyu
Her ne yana baksam
Her ne yanı duysam
Her ne yana dokunsam
Aklın kopan sesi yüreğimde donuyor.
Üşüyorum.
Güneşte tutulacakmış,
Ekmeğe öbeklenen
Karıncalarca
Çakıl taşların diline yazıldı ezgiler
Açık denizde dua yüklü dalgalar boyu
Aşkın kırıntılarını savurdu,
Yürüdükçe yol bitmiyor
Sabahın akşamına, yazın kışına
Ekmek emek yarışına,
Bir yumruk yüreklerin
Şiddete barış, ala mavi yakarışlarına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!