İhtiraslara kanayan dünyanın alfabesi karanlık bir kuyu,
Bodoslama, sahnenin sahte ışık hüzmesinde yırtılıyor insanlık,,
alevli
gecenin ardından
üşüyor şehrim,
dilsiz, sağır, kör
nereye gittiğini
bilmediğim adımlarda
delirmiş mevsimlerin
savrulan saçları avuçlarında, sıkı sıkı ör aşkın beliklerini,,
yüreğin üstüne yatır
bırak,
aksın ömrüne, ışıyan gün
müjdesi yayılsın dudaklarına.
Aynanın gerisinde aslını bulma sınavıydı hayat,
Büküp eğirmeden
usun ötesinde evrenin kalbine ördüğün ipeğin uzunluğu, kaç kelebeğin uçuşuydu?
Hiçliğin dibine vuracaksın,
Adam gibi.
Fırtınanla dağları kesip savuracaksın,
Savrulacaksın, toz zerresinde…
Misinada ıslık çalacaksın,
Onlar,
Hayallerini gökyüzüne biriktirmişlerdi
Karasalla bastılar mevsimleri
Şiir sonsuzluğa erilebilen tek şeyse Aşk gibi Yaşamak gibi,,,
Tüm alfalerin sustuğu
Güneşin okyanusla veda çizgisinde vurgun sarhoşluğu,
Uçurumun çekimsiz hafifliğinde kayboluş,
Uyaklarına toprağı kazan yüreğinde binbir bahçe
Kesilmeden akan nehir duruluğu
Yazılar yazmak vardı
Ağırlaştılmış müebbete takılan yosun yatağında düşlere kandık,
Bir yazdık, bir sildik
Korktuk bayatladık,
Koktuk çürüdük
Ateşe tavaf eden dünyadır
yüreğin,
Tınısı binbir çeşit yollarda dans ederken göğsün tam ortasında kükreyen ateşin harına yansın nota/ların bağıyla büyüyen çığlığın güneşe varsın
Köküne vuran sancıyla
Başlar güneşin doğumu
Dibekte düşlerin dövüşlerine
Karışır,
Öğütlen zamanın uğultusu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!