Neymiş efendim damda tüfek patlamış,
Böyle dırdırlarla şişirdik kafamızı işte,
Ne saygı kaldı ne vefa boş ver çek git,
Bir de kayınvalide karıştı sohbetimize,
Tümden yitirdik tümden aşka sevgimizi.
Ateş kehribarından tesbihler dizdim,
Her bir taşı seni bana getirsin diye,
Her çekişimde seni yürekten yandım,
Yer yiğit dayanamaz tesbih çekmeye.
Durma figanım ol yak beni beklettikçe,
Şemsiyemi ver bana,
Zaten maruzum bir bela yağmuruna,
Sen saçını tara sokakta,
Seninse umurunda değil Dünya.
Yıldırımlar çarptı harap köyüme,
Susar gönül bahçemde Bülbüller susar,
Dallardan hışırtı diner rüzgarlar susar,
Bir millet katledilir gizli gizli Gazze de,
Zalimler konuşur da mazlumlar susar.
Ne Suud Kralının umudunda Filistin,
Umutlardan bir Mektup geldi okundu,
Nice destanlar yazdım geleceğime,
Beni vuran bir güzelin aşkının okuydu,
Bir demet gül attı gitti uğramadı Mezarıma.
Umutlarım hep yaşamak için vardı,
Penceremin altında gece saat iki,
Yanaştım hafifçe çağırdı bir kedi,
Selamlaştık uzun süre bakıştık bir ara,
Anlatacakları varmış bitmezmiş derdi,
Mırnav o beyaz kedi utandı başını eğdi.
Okla mı vurdun beni yoksa Kurşunla mı,
Çok mu bekledin ölmemi,
Ne kadar da yağmurda ıslandım senin için,
Kaç sokak yürüdüm görmek için,
Şimdi hadi bay bay öylemi.
Hastamısın yine girmedi mi uyku gözüne,
Geceler sabah olmadı mı ışık vurmadı mı? Pencerene,
Yine ağrı kesiciler koymuşsun komodinlere,
Unutamadın mı gidenleri alışamadın mı ? bensizliğe.
Yalnız mı bıraktılar sevenlerin odanın köşesinde,
Sus konuşma sus şu büyük ayıptan,
Baş eğdi Siyonizm'e iki milyar Müslüman,
Ah! nerede o baş kesip yol biçenler,
Nasıl sağır oldu destan yazan o insan.
Meydan okuyan ataya söz eden onlardı,
İtler neden dalasın seni,
Yolun doğru olsa Paşam,
Kim bekler bırakıp gideni,
Beklemeler hep vaatten.
İte vursan toplanırlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!