Bir akşam vakti gel, gönlümün kırık penceresine.
Dereler aya, denizler dağlara kanat çırparcasına...
.....ve bir türkü çığır körpe dudaklarınla
Gece yanarcasına, besteler ağlarcasına...
Bir akşam vakti gel !!
Sana bir şeyler olmuş dağların ince prensi
Düşüp sevda derdine herkes sever herkesi
Menzil aşka, yol ırak, yol aldıkça yoruldum
Şu çekilmez dünyamsın gönlümün kontesi
Ey yâr
Gözleri
Süryani şarabı
Beni sarhoş eden
Az mı? rah eyledim!
Ezeli
Şu feleğin derdi ne
Her dem benden ne ister
Kurumuş gülistanda
Suna gözlü gül ister
Kızıl harda buz tutmuş
Ne köz diner, ne efkar, dudaktan akar bahar,
Sen yoksan bu gönülde, benimkisi nevbahar.
Doldurun kadeh kadeh, bu gece saza kahır,
Gönlüm o yare berduş, gönlümün meyhanesi.
Ay geceye müptela, dans eder yakamozla,
sen göklerimin mavisi
ey gönlümün nazlı minaresi
yıldızlar sönse, cihan yıkılsa
yine de vazgeçmem gözümün birtanesi.
daha henüz gencecik açmadan ölen kaç çiçek var gönlümün baharında
okyanus gamzesi gözlerinde unuttuğum anılar var sadırmın satırlarında.
kerahat vakti ya
yine göğü kızıl alev sardı
ben şimdi uyusam hayalın yüreğime batar
bakışların ateş olur, canımı yakar...
gönlümün yusuf süresi
sükuta bürünmüş umudum
Bugün gönül saatımın ayarı bozuk, kimse benden güzel sözcükler beklemesin.
Herkesin mavisine bir güneş astım
Gönlüne tomurcuk bir gül
Gözlerine ışık
Dudaklarına gülücük
Yollarını Arnavut kaldırımı taşı
ey gönül babına düşen hazan,
heybede meczubi düşlerden hüzzam,
aşk mıdır ak döşünde kurulu mizan.
çiğ düşer güllere,
üşür nergisler, papatyalar sümbüller,
ve, yalın ayak sahra ayazında.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!