Aşkın kemendiyle gönlüm bağlıdır
Kopmak istedim yar kopamadım ki
Yanıktır yüreğim bağrım dağlıdır
Yakmak istedim yar yakamadım ki
Ben de bir ceylana gönlümü saldım
Beklemesin yollarımı
İstese de gelmem daha
Geri verse yıllarımı
İstese de almam daha
Gitti gelmez giden geri
Yolcuyum yolların yolcusu yolda
Gezdiğim yollarda toz izi kaldı
Sarardı güllerim soldular dalda
Süzdüğüm dallarda göz izi kaldı
Sevdanı aşkımla harman eyledim
Didarım didemden dökülen kandır
Kafir olsa dine imana gelir
Aşığı öldüren kederdir gamdır
Kafir olsa yine gümana gelir
Yüreğimin narı cihanı yakar
Nalbant oldum nalbantım ben
Karıncaya nal çakarım
Hiç şaşırma sen buna sen
Karıncaya nal çakarım
Bilen beni zaten bilir
Uzaklardan geldim yorgunum yorgun
Altıma bir döşek ser ağır ağır
Bir güzele aşık vurgunum vurgun
Kanayan yaramı sar ağır ağır
Ezelden yaslıyım gönlüm yaralı
Kamaştı gözlerim cemalin ay mı
Durup baktım zülfün ayı kapatmış
Kirpiklerin oktur kaşların yay mı
Gerip baktım zülfün yayı kapatmış
Derdimi deryaya döküp söylesem
Hicran ateşini saldın sineme
Ürperir yüreğim kapı çalınca
Gel mihman ol bir gün gönül haneme
Ürperir yüreğim kapı çalınca
Derdimin dermanı derdinde saklı
İkrarımı çalıp söyleyemedim
Telim kırık geldi saz kara bağlar
Gönül yaylasında yaylayamadım
Gülüm kırık geldi yaz kara bağlar
Ayrı düştüm canan canı canandan
Gönlümde aşikar olmayan sırdır
Sır içinde sırrı dökersin kalem
Bilirsin bu cihan başıma dardır
Sır içinde sırrı sökersin kalem
Alimin elinde hükmün kararın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!