Gülüşünde sırlar gizli
Hüzün akar gözlerinden
İçli bakar ela gözlü
Hüzün bakar gözlerinden
Dile desem demez diller
Her gecenin şafağında
İçim titrer üşür içim
Gariplerin otağında
İçim titrer üşür içim
Yar yüreğim bir hoş olur
Halimi soranlar görün halimi
Narın içersinde içim üşüyor
Terk ettim edeli ben de elimi
Terin içersinde içim üşüyor
İşledin sevdayı gönlüme nakış
Bu nasıl bir devir bu nasıl zaman
İmanla küfürün arasındayım
Kalmadı itibar kalmadı güman
Gümanla kâfirin arasındayım
Herkes birbirine atıyor kazık
Zemheri ayının bitmeden karı
Güller inanmadı yaz geldiğine
Gözlerim yollarda beklerim yâri
Yollar inanmadı tez geldiğine
Döküldü yaprağım güzü görmeden
Dedim diyem arzu halim
Söylemeden dil incindi
Dokunmadan dala gülüm
Dal kırıldı gül incindi
Gidin diyin nazlı yara
Seher vakti girem yarin bağına
Derem güllerini dal incitmesin
Çıkam seyrangaha gönül dağına
Soram hallerini dil incitmesin
Kırmızı yanaklar sanki nar deni
Mecalim yok yürümeye
Yol yollardan yoldan ırak
Terk ettiler çürümeye
Kul kullardan kuldan ırak
Ne gelir ki bilmem elden
Cemalini görmek hayalim düşüm
Gözlerin gözümden çok ırak oldu
Yalın ayak yalnız yollara düşüm
İzlerin izimden çok ırak oldu
Bırak şu yakamı artık kaderim
Üç beş günlük ömrüm bir kuru canım,
Neyin kavgasıdır söyle be canım,
Ardımdan kalacak hoş bir sedam,
Nakış olmuş gönüllere sana olan aşkım,
Sana olan sevdam...
Başka neyim var ki ne istersin benden?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!