Oysa Şiiri - Alan Adam

Alan Adam
1

ŞİİR


17

TAKİPÇİ

Oysa

Oysa biz doğduğumuzda yeryüzünün
Her karışı toprağı paylaşılmıştı:
Fethedilecek bakir topraklar kalmamıştı artık. Kutuplar bile parsellenmiş; atalarımızın bize mirası vatan ve yüreklerimiz dört parçaya bölünmüştü…
Önce devletler, sonra, mirler, nübela, derebeyleri, lordlar, asiller ve yeni yetme baronlar…
Biz, ancak hammadde imişiz, sonradan öğrendik bunu.
Altında yatacak iki metrekarelik toprak bile kalmamıştı, kendimizin diyebileceğimiz…
Gözlerimizin acı yaşlarını içimize akıtmak dışında
yapacak çok şeyimiz, adamakıllı planlarımız da yoktu, doğrusu…
Kederliydik ve zorlukla sürüyorduk ayaklarımızı.
Rüzgar, yarların aradında uluyordu durmadan.
İncecik dumanlar yükseliyordu, tezek yakılan bacalardan…
Artık, sessizce ağlıyorduk
Ve başladığımız hiç bir işi bitiremiyorduk…
Ekmeğin kokusunu alamıyor, gülmüyorduk mesela…
Oysa ne büyük umutlarımız vardı, içimizi kaplayan.
Dünyayı değil belki ancak hayatımızın hiç değilse bir kısmını değiştirirz, diyorduk…
İnsan, kıtlıkta nasıl çavdar ekmeğinden bıkarsa,
Biz de öylesine bıkmıştık bohem, gayesiz yaşamaktan...
Bahar, dağların öteki yanına geçmişti artık…
Kış, mavi bulutların önüne katılmıştı.
Gençliğimizin ilk ilkbaharıydı bu.
Ve baharı arkada bırakmıştık; kırlangıç seslerinin yerini, aç kurt ulumaları almıştı.
Oysa hala çocuktu yüreklerimiz,
Saçlarımız karma karış,
Ve yüzlerimizde geniş bir gülümseme izi.
Ah, bakışlarımızla öldürebilseydik tüm yetişkin kötülükleri…
Yüreklerimizin yarısını orada bırakmıştık.
Bir bahar akşamının leylak renkli aydınlığında.
Artık ayrılıyoruz. Bahtın açık olsun. Güle güle sevdiğim!.
Hoşça kal annem; hoşça kal babam; çocukluğum…İlk sevgim.
Kaybettik, hayat denen harbi…
Hoşça kal, hayat!

Alan Adam
Kayıt Tarihi : 20.06.2026 11:11:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
ÖNCEKİ ŞİİR
SONRAKİ ŞİİR
Hikayesi:


Bu derin ve melankolik metin, bir neslin hayal kırıklığını yansıtıyor. Bu pasaj, kayıp gençlik temalarını, zaten tamamen bölünmüş ve yerleşik güçler tarafından parçalanmış bir dünyanın ağırlığını ve ideallerinin hayatın acımasız gerçekleri karşısında yenilgiye uğradığının yürek burkan farkındalığını yansıtıyor. Parça, paramparça olmuş umutlar için dokunaklı bir ağıt görevi görüyor ve birkaç evrensel motife değiniyor: Bakir Toprakların Kaybı: Dünyanın tüm topraklarının sahiplenilmiş olduğunun farkına varılması, gelecek nesli fethedilecek bir sınır veya hayallerini inşa edecek boş bir tuval olmadan bırakıyor. Otoriteye Karşı Hayal Kırıklığı: Metin, sıradan insanları kendi kaderlerini şekillendiren bireyler yerine "ham madde" olarak gören güç yapılarına (emirler, feodal beyler, yeni ortaya çıkan baronlar) karşı acı bir uyanışı anlatıyor. Boğulan Bir Bahar: "Kırlangıçların seslerinden" "aç kurtların ulumasına" geçiş, gençliğin iyimserliğinin hayatta kalmanın acımasızlığı tarafından yutulduğu masumiyetin ani kaybını temsil ediyor. Boyun Eğen Bir Veda: Nihai yenilgi itirafı—"Savaş adı verilen savaşı kaybettik" "Hayat" teması, tutkularına boyun eğmeyen bir dünyaya teslim olmanın trajedisini yakalar.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!