SEVDAM
Fırtınalar esiyor bağrımda
Göz gözü görmüyor
Allak bullak olmuş dünyam
Beni esenliğe çıkaracak olan
ŞİRİN
Sevdiysem eğer seni
Suç mu işledim Şirin
Ferhat’ın olamadım belki
TİRYAKİN OLDUM
İçkiyi sevmiyorum
İçmesi haram olduğundan
Müptelası da olmadım hiçbir zaman
Hatta nefret bile ederim kokusundan
VERMEK İSTEMESE
Cennetleri donatıp,haydi buyur der miydi?
Vermek istemeseydi istemek verir miydi?
Tugay’a)
hava güneşliydi
ve de sıcaktı
nasılsın diye dokunsam
belki de ağlayacaktı.
YEDİ YIL
(Menduh’a)
Bir çift kara göze
Gitti tam yedi yılım
O efsunlu bakışları
ÜSTÜ BIYIK ALTI SAKAL
Yine sabah erken kalkıp, servis otobüsleri ile Hareme geldik. Her zamanki gibi yanımda Orhangazi’li arkadaşım Ahmet var. Namazdan sonra Cennet-ül Bakiye geçtik. Değişik yerlerde okuduk ve okuduklarımızı gönderdik. Çünkü kim, nerede yattığı belli olmadığı için nerede durduysak orada okuduk.
Tam çıkmağa karar vermiştik ki, karşımızda bir kişi yanık sesi ile bazen de Türkçe karıştırarak ağıt yakıyordu. Yanına yaklaştık. Bitirene kadar bekledik. İran’dan geliyormuş. Azeri imiş, bazı kelimelerimiz aynı, bazısı değişik ama yine de anlaştık.
SÜRPRİZ BİR İSİM
Bugün cumartesi. Sabah namazından sonra kafilemiz toplu halde, AbdülHamit Han Hazretlerinin yaptırmış olduğu tren garını ve yanında ben bir Osmanlı eseriyim diyen camii şerifi gezdik. Cami ve gar Osmanlı mimarisinin Medine’deki temsilcisi sanki. Türkiye’deki eserlerin küçük örnekleri gibi. Ama bakımsız.1900’lerdeki kin hala devam ediyor herhalde.
Garda ziyaretimiz esnasında tadilat yapılıyordu. Osmanlıdan hiçbir eser bırakmayacaklar galiba. Gar binasının içini delik deşik etmişler. Zemini tamamen sökmüşler. Tadilat yapıyorlardı. Tren yolundaki raylarda sökülmüş. Bir şeyler yapıyorlar. Anlamak mümkün değil.
MESCİD-İ NEBEVİ
Sabah saat 03.00 da yepyeni bir heyecanla kalktık. Abdestlerimizi tamamlayıp yola koyulacaktık ki. Aaaa. Oda ne! Otobüslere binen binene. Meğer servis otobüsleri imiş. Diyanetin hacı adaylarına ikramı. Biz ne isek de, bu işe en çok kayınvalidem sevindi. Hiç beklemediğimiz için ve dün yürüdüğümüz için, bu iş hoşumuza gidiyor. Güzel oluyor ama.
Tam kıblesinde kalıyoruz Mescid-i Nebevi’nin. Girişlerimizde bu yüzden Bab-u Selam kapısından oluyor. Bu bizim için avantaj oluyor. Kaldığımız müddetçe.




-
İdris Akmetin
-
Ümit Özger
Tüm YorumlarYığın yığın olsa da,dağlar kadar günahım,
Senin şanındandır af,affet bizi Allah’ım.
Yüreğiniz dert görmesin.Dualarınız kabul olsun.
Neredeyse bir yıl olacak siz benim bir şiirime lutfedip görüş bildireli. Utanarak itiraf ediyorum ki şiirlerinizi okumaya bugün başladım. Antolojiye eskisi kadar sık uğrayamıyorum. Okuduğum iki şiiriniz diğerlerinin de çok güzel olduğunun habercisi. Allah nasip ederse hepsini okuyacağım. Selamlar...