Ne halk masum, ne iktidar zalim tek başına;
Adaletsizlik, ortak bir tercihtir —
bir kabullenmişliğin, baş eğmişliğin
kalın yorganıdır gecelerimize serilen.
Yol kenarında dilenen çocuğun gölgesinde
yine biz varız, ama fark etmiyoruz.
Halk dediklerin, çürük kabuğu soyulmamış cevizdir;
içten içe kurtlanmış, dışı hâlâ bayraklı.
İktidar mı?
O zaten halkın aynadaki aksi —
ama biz aynaya tükürürüz, yüzümüzü yıkamadan.
Bir manav düşün mesela,
tartıyı yamuk ayarlamış ama duvarında
"Allah bereket versin" yazıyor.
Kimden çaldığını umursamıyor,
çünkü her sabah gazetesini dürerken
manşetleri değil, poğaçanın sıcaklığıyla ilgileniyor.
Camiler dolu, vicdanlar boş,
dua eden ellerin altına park etmiş
lüks arabalar —
takunya sesine karışmış çakmak çakmak gülüşler:
herkes kurtarıcı bekliyor ama
kimse batmak istemiyor gemiden.
Bir köy düşün,
muhtar seçimini kaybeden,
rakibini büyüyle suçluyor;
köyün delisi ise olup biteni
en sağlıklı şekilde özetliyor.
Kimi zaman bir kahvede konuşulanlar
bir Meclis konuşmasından daha gerçektir,
ama konuşan ağızda diş kalmamış —
daha çok tütünden, daha az yaşamaktan.
Yalan, artık döviz gibi işlem görüyor;
herkesin cebinde biraz var,
kimininki daha değerli, onun peşindeyiz.
Ve adalet dediğimiz şey,
kırık terazinin gözüne mil çekip
sadece tarttığımız kadarına inanmak oluyor.
Köprüden önceki son çıkış mı?
O çıkışta mangalcılar kurmuş tezgâh;
sucuk dumanı arasında
vicdanlar pişiyor ağır ağır.
Çocuklara hayal kurmayı öğretmiyoruz artık,
çünkü hayal kırıklığı daha garantili.
Ve sonra diyoruz ki:
“Zalim bir iktidar var başımızda.”
Ama sandığa giden parmaklar
birbirinden farksız
ve hepsi sus pus,
birer suç ortağı gibi davranıyor kaderle.
Belki de hak ettiğimiz şey budur,
çünkü her zalime bir şair,
her yalancıya bir alkış buluyoruz.
Gerçek, sadece kitaplarda ölüyor;
biz mezar taşına “vatan sağ olsun” yazıp
unutuyoruz niçin öldüğünü.
Sonunda herkesin sesi kısılıyor;
çünkü bağırmak, işitmekten daha tehlikeli bu ülkede.
Ve biz yine susuyoruz,
çünkü konuşmak,
bir tercihtir.
Ama unutma:
Ne halk masum, ne iktidar zalim tek başına;
adaletsizlik,
sessizliğin özenle beslediği
bir ortaklıktır.
Rüstem Badıllı 3
Kayıt Tarihi : 24.6.2025 18:07:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!