Orhan Alkaya Şiirleri - Şair Orhan Alkaya

Orhan Alkaya

yüzünüz gün ışığına küskün bir serçe yavrusu kadar kimsesizdir. bunu anladığımda sizi tanımıyordum bile; ansızın çıktınız karşıma. öyle kararlı bir sessizliğiniz vardı ki, ürkekliğinize bile dokunamadım hoyrat bulup ellerimi.

boynunuzdaki ve dilinizdeki ben, gözlerinizin kuşatılmış sabah okyanusu parlayışı ve çocuk dağınıklığı ayaklarınızın uzaklığım oluyor her özleyişimde sizi.

hayır! gerçek olabileceğinize inanmadım hiç. en beyaz o gecede bile lanetli bir korkuyla kapattım gözlerimi.

Devamını Oku
Orhan Alkaya

bilinemezlerimizi çoğaltırken birer birer
büyük sözlerden geri kalanları
kirin alçak tepelerinde gezmiştik – dilsiz benzetmeler
ah! suskunluk nasıl da büyüyor; pus ve ölüm
bütün zamanların rövanşını yitiriyoruz
eksik ışıklarıyla boşalan evinde çocukluğun

Devamını Oku
Orhan Alkaya

gene mahzunuz muhip! onlar sevindi

sallantılı aşklar şakırdar yerkürenin kulağında
başarı tanrısı beton akıllara hükmünü bildirdi
Spartakus değil, işte gene Sparta kazandı
biz, büyüyen kiplerin tanrıları

Devamını Oku
Orhan Alkaya

Mahmut Sezen için”


“biz buraya hiçbir yerden gelmedik”


Devamını Oku
Orhan Alkaya

aklımın sınırlarında dolaştım
uçuruma inmeyecek kadar temkinli miydim yoksa
yoksa sandığım kadar değil miydim? ne çok soru
kırılan sesler kırıldıkları yerde kalmıyor işte
an dokunaklı bir halden çok, hazin
olmakla aramızda nasıl da uzuyor ara

Devamını Oku
Orhan Alkaya

“Nilgün! ”

kendine kapandıkça her siyah amfora
içinden ben çıkarım anaforumla
birim ve birlik nasıl uzak benden
bir bedenden bir bedene uzanan bütün yollar çıkmaz

Devamını Oku
Orhan Alkaya

u z u n b i r m a s a l h a l i y l e ö l d ü m
s o n r a b ü t ü n m a s a l l a r d a ö l d ü m

on milyonlar olmadan çok önce bilmiştim
yel üfürür sel götürürdü boyumu toplayan anları

Devamını Oku
Orhan Alkaya

bencil hesapların buzlu sularında kan
kanlı bir an; düşlerin uzun gecesi
uzun gecesi çağrılan ruhların ve çağrılmayan
uzun gecesi kınında bilenen bıçakların
geldiğinde üç kere vuran ruh ve üç kere vurulan

Devamını Oku
Orhan Alkaya

ölü şairler geçiyordu uzun ırmağımdan
seyrelen sesleriyle hepsi benden bir zerre
ve ben onlardan yekûn bir şaşkınlık, işte

nereden gelmişim, nereye? yalan
bu yersiz sorularla kurcala beni

Devamını Oku