Keder dolu bir günde
Ne dert kalır ,ne de vicdan
Ah,sükut dolu bir anda bile
Hüzün dolu bir feryad doğmadı
Sessizliğin vebali çoktur.
Keşke böyle olmasaydı
Aynı sorular
Durmak bilmeyen gerekçeler
Her şekilde devam eden
O küçük beyaz yalanlar…
kimsin ki kimsem ola
kimim ki kimse olayım
bu hayatta ben bir kimseyim
ama bir o kadar bir şeyim
izler maziyi tefessüh ile
Kırgın tarlalarda bir bıçak
Deştikçe ruhumun içinde ki yârayı
Ben bilemez hale geldim
Sûkutla zulme düştüm
O zulm beni ezdikçe
Bir parça ekmek kurtarır mı?
Su yeter mi karın doyurmaya?
Değişmeden kalmak mümkün müdür?
Yoksa çürümekte midir kul?
Şeytan bile baktıkça ağlar
Tanri ise affeder
Gökyüzünde bir yıldız kadar
Parlaksın
Kutup yıldızım
Beni kuzeye götürür müsün?
Her gece bana
Eskiz bir defterde
Bir dolma kalemle
Kırılmış bir kalp vardı içinde
Yalnızken gülen ama
Ağlayan bir halde
saf bir aşık gibisin
cüruf kazanına mı atıldın?
yıkıldın mı?
yoksa gönlüme mi bağlandın?
nedir bu halin
duyar mısın sesimi
Soğuk kar taneleri
Tatlı mu tatlı
Ellerime düşmesini
İstiyordum
İlkbaharda çiçekler açarken
Kirlenmek güzelken
Gafletten anlamaz
Kendini bile umursamaz
İnsan içine de çikmaz
Derdi ise başkadır bunu
Ne olduğunu anlama
Aklı bir karış havadadır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!