tuhaf bir şey var bende
nazar mı değiyor yoksa
başka bir şey mi?
sanki fark ettikçe
dünya umudunu kesiyor...
Turnalar bir düş değil;
görür göçmen kuşlar
semada dolanarak
ve bize
unutulmuş zamanın
masallarını anlatarak
O prangaları bir bir söktüm
Her söküşte daha da büyük
Zincirler çıktı
Anahtarlar ile hepsini
Teker teker açtım
Ama zincirler hiç eksilmedi
Sen bu yolu bilir misin?
bilmezdim kefenimi alıp giderdim
bakardım semaya gönül yarasını düşünerek
huzursuz olurum sanma
damlalar düşer yeryüzüne
Ayna ayna söyle bana
Bitmedi mi bu cefa
Kalemler kâğıtlar ve eskimiş kitaplar ile
Hep mi dert yanar bu eller
Son bir kez de olsa
Yağmurun yağmasını isterdim
O bulutların altında dans etmek
Hadi son bir vals yapalım
Unutalım her şeyi
Sen ve ben
Ayrılık ne kadar da sıkıcı
Seneye bir daha gelsen olur mu?
Bir çiçek tarlasında dolaşırken
Metropolün içinde içten içe çürüyorum
Koşmak istemiyorum
Sadece uyumak on yıllarca
yağmur yağıyor
gök gürlüyor
evvelsi akşam fırtına kopmuştu her
taraf sel
ama şimdi ise
yağıyor sadece
Yağmur yağıyor
Bardaktan boşanırcasına yağıyor Ve ben
Mont giymedim Üşendim
Yine aynı umursamazlığı yaptım.
Havalar çok soğuk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!