Sadaka kültürü sosyal devlete karşı tarikatlar, cemaatler ve sermayenin soygun anlayışını yerleştirme çabasıdır. Yurttaş devlete sosyal amaçlı vergi veriyor zaten. Duygusal hırsızlığa zemin yaratan yöntemlere ne gerek var sorusu yanıt bekler? Bir şirk çaldığı ekonomik değerin bir kısmını hayır işleri adı altında sosyal çaba olarak geri veriyor ve bundan reklam nema bekliyor diye bir lütuf itibar görmesi kadar büyük bir ahlaksızlık yoktur yeryüzünde. Hırsızlığı sosyal faaliyet olarak beslemenin ahlaki düzeyi nedir? Ayrıca yapılan iyiliğin reklamı yapılacak ise iyilik yapılana hakaret anlamına gelir. Böyle bir anlayışı Türk sevgi ahlakı anlayışı sağ el verdiğini sol elden gizler anlayışı devleti ortaya çıkarmıştı gerçeğini ortaya koyar ki bugün ki bu yoz dayatma yerle bir bu sebeple olur. Toplumu temsil edenlerin asli görevlerini bir lütuf gibi bizim paramız ile kendilerini biz yaptık diye satmaya kalmaları da aynı türde bir lütuf itibar bataklığıdır. Çalıyorlar yalnız çalışıyorlar şeklinde bir savunmayı duyduk. Oysa ilke hem çalışacak hem de çalmayacak değil miydi? Yoksa biz mi yanılıyoruz ilkeyi diri tutarak!
♾️▪️Önder Karaçay ▪️♾️
12 Eylül 1980 askeri faşizm sonrası siyasi darbe döneminde;
✓ Benim memurum işini bilir! Anlayışını bir tarikat müridi başbakan hatta Cumhurbaşkanı olunca başlatıldı.
Darbeyi de zaten imamın oğlu bir general din çok önemli diyeyek ahlak satarak ve soyguncu sermayeden destek alarak başlatmıştı.
15 Temmuz sürecini 28 Şubat askeri ve sermaye ortaklığı darbe hazırladı. Askeri, sermaye ve siyaset ortaklığı darbeler sürecinde;
✓ Çalıyorlar ama çalışıyorlar anlayışı hüküm sürmeye başladı. 1950 sonrası neredeyse hiç iktidar olmadığı halde çalmıyorlar çünkü çalışmıyorlar diye suçlanan Cumhuriyet Halk Partisi sonuçta içine yerleştirilen müteahhit mücahitler ile çalıyorlar düzeninin bir parçası haline öyle veya böyle getirilmiş oldu.
✓ Giderse gitsinler. Beyin göçü en dikkat çekici çürümedik. Cumhuriyetin olanakları ile okuyan bilim kafalı çalışkan çoğu insanı soyguncu batıya bu yolla kaptırdık. Eğitim ve öğretim külfetini biz ödedik kaymağını onlar yedi yemeğe devam ediyorlar. İki yüz adet üniversite kurup bilim adamlarını kaptıran bir zihniyet durumu giderse gitsinler ile kotaramaz. Beyin gücünde kaybın maliyetini hesaplamak mümkün değildir.
İnsanlar ve toplumlar her çağda ikiye ayrılır.
Soyan azgın azınlık ve soyulan, çaresiz bırakılan çoğunluk.
Dün soyan azınlığın kitle imha silahı medyasında bir haber gördüm.
Statü güdüsü sürü güder
Dışa dönük sıfat düşkünlüğü
Yere düşen mevkileriyle hayatta kaldığı müddetçe
Araçların amaca dönüşmesi adına vehimlere kapılma paranoyası hala hüküm sürüyor
▪️🔘🔘▪️▪️İnsan doğuştan bir bölücülüğün o zaman ki ekonomi yüzünden kucağına oturur.
Bugün ki çocuklar kuşak ismine kadar kapitalizmin annenin yerini aldığı vahşiliğin kucağına doğup büyüdükleri için hoyrat oldular.
Saygı ve sevgilerin de ki eksiklikleri üretim, tüketim ve tasarruf denge problemi yüksek nesiller olmuş olmaları kapital bir doyumsuzluğu yaşamın tek gerçeği gibi bir ortam dışı görmemiş olmalarıdır.
Helal rahimden türeyene, haram rahimden türeyen düşman oldu
Sütü bozuk bir iblislik cinlik yaptı. Tuzağa düştü Adem cin iftira oldu ateşe taptı.
Kardeş kardeşi öldürdü. O gün bugündür öldürüyor.
Adam oğullarının helal oğullarına her çağda aynı yöntemler ile düşmanlık ettiler.
Mitolojik tüm uyduru aynı kaynaktan beslenir. Çağdan çağa insan avlamak için art niyetin çıkarına yeni kötülük için seslenir.
Bu geçmiş bugün neden yeniden gündem ediliyor diye sormaz öz niteliği eritilmiş melezler sorgulamaz gider o cin soyuna destek verir.
▪️🔘▪️▪️ Kapital soyguna eğitim ve öğretim ile itaat uşaklığı yetiştiren meslek anlayışına devrim sonrası son vereceğiz.
Haliyle kişiye özel paralı eğitim ve holding üniversitesi anlayışı tarih olacak.
Yurttaşlık itaati kabul etmeyen bir özgürlük anlayışı devrimin en yüce değeridir.
Kutuplaşma siyaseti de ulus birlik beraberlik ve bütünlüğünü bölmeye yönelik bir tutumdur. Cumhuriyet Halk Partisinin parçalanma niyeti bardağı taşırmıştır. Cumhuriyet Halk Partisinin işgal altında olmasına son verilmesi gerekir. Cumhuriyet Halk Partisinin bölünmesi sorunları büyütür. Saraydan, monarşik oligarşik bir zorba yönetim anlayışından yana olanlar Türk ulusundan yana değildir.
Yaşam da bazı durumlar örgütlü kötülükler ve işbirlikçi niyetler ile yolundan çıkmış diye bizde yolumuzdan çıkacak değiliz. Her yoldan çıkış ayrı bir aldatmacadır. Yoldan çıkmış organize edilmiş çok örgütlü kötülüğün olmuş olması yurttaşı ikna edemez. Ortada soygun ile ekonomisi çökmüş ve kamulaştırma ile ayağa kaldırılması gereken zorba bir tutum var. Hiçbir zorbalık kabul edilemez. Anadolu da tam bağımsız olmanın tek bir yolu var o da Türk ulus birlik beraberlik ve toprak bütünlüğü ile Cumhuriyet devrimlerine sahip çıkmaktır. Yurttaş olmanın olmazsa olmaz temel ilkesi budur. Biat, itaat, kula kulluk, monarşi, dayatma, kurultay ahlakı ve kültüründen uzak yönetim anlayışları misyoner, soyguncu, soykırımcı yayılmacı barbar ve Anadolu'nun üzerinde yerli işbirlikçileri ile birlikte bin yıllık kin ve hesapları olan art niyettir. Soyguncu bölücülüğü savunmak vatana ve ulusa ihanettir.
▪️Önder Karaçay ▪️
Ahlakı güç hayranlığı ile zayıflatılan her toplum zorba soygunculara onlar gibi olma özentisi içinde hayranlık duyar.
11 Eylül 2001 günü bir gecede servetleri kadar servet vurgunu yapan holdingler hakkında tek bir söz etmeyenler bu hırsız soyguncuların hırsız düzenleri bozulmasın diye sözde ekonomik yıkım olur yalanlarını yayarak insanları aldatıyorlar.
Oysa bu soygun düzeni devam ettiği müddetçe ekonomik yıkım büyümektedir.
Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabı Nutuk devamı olarak bu sebeple yazıldı ve sermaye ve siyaset ortaklığı güç hayranlığı soygun düzenine belgeli ve ispatlı bir şekilde 11 Eylül 2001 günü kur vurgunu soygununa şahit olmuş birisi olarak on yıl önce kitapla muhtıra vererek dünyada bir ilki gerçekleştirdi ve bu hakkın kamulaştırma yapılarak geri alınmasını istedi.
Madem ihbar ile adalet sağlıyorlar o zaman on yıl önce ki 11 Eylül 2001 kur vurgunu ihbarını neden üzerine örtü çekiyorlar? Bugün ise bunun altında kaldılar.
Bugün kamulaştırma ve yönetim devrimini engellemek için gündem değiştirme ve siyasete ayar verme oyunları iktidar ve muhalefetle birlikte danışıklı dövüş oyunu içinde oynuyorlar.
Soyguncu dünya düzenini anlar ve anlatarak insanları uyandırır iseniz bir o kadar büyük bir bedel ödersiniz. Ahlaklı olmak birilerinin sırtından geçinenleri desteklemek ve şahsi çıkara satılmak mı? Yoksa genel yararı savunan ilke ahlak olmak mı? Bu çağ en azından büyük çoğunluğa bu konuda nerede durmak gerektiğini öğretti. İlkeli ahlak nedir sorusunu bile insanların us ve duyuncuna bir nakış gibi işlemiş iseniz bu çabanın kendisi başlı başına bir devrimdir. Çünkü o etik ahlak, çıkmaza girenlerin hakkından gelecek çabayı günü geldiğinde mutlaka ete kemiğe bürünüp devrimi yapacaktır. Yaşam da her zaman genel yarar adına bedel ödeyenler kalıcı izler çizer. Bedel ödettiğini düşünenler kazanmış olduklarını zannettikleri bir büyüklenme tuzağına düştükleri anda kaybederler. Kaybettiklerinin farkına daha büyük kötülükler üretip kendi kendini yok ettiklerini yaşam öğrenme fırsatı vermeden zulmün sonunu getirir. Hiçbir etik ahlak anlayışı anlaşılması gereken bir zamanda engellemeler sebebiyle anlaşılmamış ve sonradan anlaşılmış olması seyirci kalanlara büyük bedeller ödemiştir.
▪️Önder Karaçay ▪️




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!