Siz bilinçaltınızı bilince dönüştürene kadar, o sizin hayatınızı yönlendirecek ve siz ona kader diyeceksiniz.
Carl Gustav Jung bu konuda en önemli bilimsel çalışmalar yapmış bir referans.
Siyasete alet edilen her din bilince dönüşmeyen kader anlayışını sömürür.
Demokrasi ile elde edilen iktidar yetkisi genel yarar aleyhine bir çabaya ve yetkiyi veren iradeye karşı gizli bir niyet taşımayan ahlaka denir.
Genel yararı hiçe sayan bir niyet ve sonuç üreten bir temsil ortaya çıkmış ve tüm tehditlere karşı yumuşak karın gereği taviz vererek kendini kurtarmak adına temsil yetkisini verenlerin gücünü kötüye kullanmaya kalkanlar varsa sonları yakındır.
Aynı yakın son yaşanan zulme karşı çıkara satılarak veya korku içinde içine çekilen tepkisiz suskunluktur.
İnanmazsan tanrılar
İnanırsan insanlar ölür
Yaratanı dinsiz seversen
Seni uğruna öldüren din ölür
Toplumun gözü önünde, kitle imha silahı medyanın kucağında yeni bir emperyalist umut büyütüyorlar hiç utanmadan, hiç ders almadan mevcut tek adam rejimi yeter ki devam etsin diye!
Bırakın kamulaştırmayı konuşmayı meclisten ülkenin halkın ortak iradesi ile yönetilmesi istenmiyor.
İstiyorlar ki koca ülke sürekli bir kişinin iki dudağı arasında kalsın hakkını almak için tek adama yalvarsın dursun.
Bal tutan parmağını yalar sözü sömürücü bir kültürün içimize yerleştirdiği bir sözdür.
Bal tutup parmak yalayanlar bunun ispatıdır.
Tarihin hangi sahnesi buna şahitlik eder?
Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabın yankısı dünyada çok hızlı bir şekilde iyilik devrimi talebi karşı kötülüğü çok rahatsız etti.
İç kötülükte harekete yine 1950 başlangıç bakiyesi üzerine kurulu yapıldı.
Harekete geçelim diye bir benzer kötülük niyeti bir davet ile geldi.
Evrende iki güçlü enerji var.
Biri çoğunluğun gücü korku enerjisi. Korku enerjisini misyoner sömürgecilik kullanır. Her soygunun başarısının temel gücü korkudur.
Korku, geçmişin soygun konusunda en tecrübeli parçasıdır.
Gözleri hülyasının yaktığı ateşler içindeydi
Belleğindeki görüntüleri kovalamış gibi
Hayatında bir tek almayı bilenleri biliyordu
Ölümse bir ayrıntıydı
Anlatılmamış hikayelerle doluyuz. Anlatılmış olanlar da okuyan ve dinleyen bir toplum olmadığımız için bilinmediği için anlatılmamış gibi doğal bir enerji kaynağı olarak dopdolu duruyor.
Çünkü hikayemizi anlatmak istediğimiz
İnsanlarda bizim gibi dolu, onlarda anlatacak birini arıyorlar. Yaşam belkide bir arayış sürecidir. Bulduklarımızı bizden sonra birileri bulacak. Belki de bu sebeple arkeolojij bir derinlik geçmiş oluyoruz.
Sürekli kendine odaklı yaşadığımız için dinlemeyi ve sırayı ötekilere vermeyi bir türlü başaramıyoruz.
Kimsenin kimseyi anlayabilecek bir boşluğu kalmamış sanki, herkesin guncu daralmış.
Kalmadı kendimizi kendimize hikayelerimizi anlatmaktan başka kimsemiz. Kendimizle baş başayız.
Aşırı yemekten ölenlerin sayısı
Açlıktan ölenlerin sayısını geçti
…/Tarihin kalbi yerinden fırlayacak
Bakmayın en namuslu sözlerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!