Yazmak, yaşananları, yaşadıklarımızı öldürmemek ve sonsuz ömürlü olmasını sağlayan bir çabadır.
Her yazılanı herkes yaşayamaz, her insan yaşadığını yazacak kadar cesur olamaz.
Her varlığın kendinden bir düşünce ve duygu bulduğu konularda yazmak edebi değeri artırır.
Yazmak çekincesiz bir çabadır. Bir insanın yazdıkları ilk önce kendine meydan okuması gerekir ki kim ne der kaygısı taşımadan yazabilsin.
Bir çıkar karşılığında yazan hiçbir şey yazamaz. Çıkarsız ve genel yararı üstün tutan bir ahlakı savunan şahsi çıkarı reddeden kolektif metinlerin dile dökülmüş çetelesidir.
Yazmak geçmişi geleceğe taşıyan ve yüzleştiren bir uğraş olup yazıldığı anda kaygı üreten ve çekince koyarak gizli okuyucusu olan çabalar ise klasik eserlerdir. Değeri harbiyesi her çağda sonradan anlaşılır.
▪️▪️🔘▪️▪️Gök kan asil dere ehli beyt asil Türk insanlık kanına, insanlığın kanına dokunan soysuz sopalığa karar olur yeryüzünde TÖRE
Zindan yedili kule, yedi tepe taşınınca geldi o asil dere yürekte dile. Seferi dönümü gün geldi Fatih Sultan Mehmet han gününden nimetle.
Dile ne dilersen dile!
Öteki dünya da cennet satanlar ve o cenneti sattıkları insanlara ayırdık diyenler nefesi keskin üfürük ticareti ile cennette yaşarken gerçek dünyayı nefsi şirk içinde cehenneme çevirdiler!
Fakire şükür, biat ve itaat öğrettiler, ekonomik gücün tümünü teslim ettikleri kanlı soyguncu tefeci kodamanların düzeni bozulmasın istediler.
Oysa bu dünya herkesin ortak kolektif us ve duyunc ile yönetilmesi gerekiyordu
Güçlüler güçsüzlere zulüm ederek hak yiyordu
Daha bir asrını yeni tamamladı
Yerüstünde satılacak, ele geçirilecek bir şey kalmadı
Anadolu'yu tabak gibi dibini sıyıranlara yedirin efendiler yedirin, nereye kadar?
Bu hoşgörü sizin
Osmanlı da ders olmamış size
İlhan Berk adamdı
Ve bir yeryüzü tanığıydı
O tanıklığı devam ettirmemi miras bıraktı.
O bütün gördüklerinin bir parçasıydı
Ben onun bir parçası
Onun gördüklerinden daha farklı neler neler gördüm
🔘Bu Düzen Değişmeli 🔘
Neredeyse yarım yüz yıl oldu sürekli bu düzen değişmeli diyeli.
Bugün geldiğimiz noktada bu değişmeli demeyen kaldı mı?
İnsanı gözleri kör, kulakları sağır eder. Yeryüzü insanı kör edecek yalan sözler ve hileli üretimler ile bu sebeple doludur. Ağır gelir içten uyanmak, bedel ödemeyi yalanın dolanın bir parçası olmak varken kim ister? Zamanın içinden geçmenin iyilere de kötülere de bir bedeli var. Yeryüzünden kim niyetine uygun neyi seçer ise o bedeli öder öyle gider.
▪️Önder Karaçay ▪️
Yeryüzünde insan başına düşen yalan ve hile sayısını hesap etmek mümkün değilse bunun sebebini nerede arayacağız?
İnsan başına bir canlı yayın özgürlüğü düşüyor iken kim kime kulak verir?
Kim kimi nasıl suçlayacak? Kimsenin gücü kimseye yetmez bir bilek güreşi arenası mı dünya yaşamı?
İlkeyi terk edeni içi boş karakteri dik tutamaz
İçi boş çuval her çağda dik durmaz
Emanet sorunsuz bir şekilde alınan yere teslim edilir ise itibar bitmez
Yoksa dile geldiğim her yürekte tufan olurum!
Solmamak için direnen her çiçekte baharı getiren devrim olurum.
Senden kendime geliyorum
Mısraların ile hasret gidermekten dönüyor yüreğim
Yüküm bir hayli ağır
Birikmiş biraz hasretim
Sensiz sanki ölüyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!