Türk ulusunun gücünü Türk ylusuna karşı kullanan ve hukuksuz bir şekilde bu gücün arkasına sığınmış kimseye kalmayacak bu dünya.
Otuz üç yıl hukuksuz baskı uygulayarak Anadolu'nun iki katı büyüklüğünde toprak kaybeden donanmayı Haliçte çürüten ve düşmanın Çanakkale'ye kadar gelme cesaretini artıran Sultan Abdülhamit'e kaldı mı dünya ? özelleştirme talanı doğal kaynak talanı ve demografik yapı değişikliği ile yaşam pahalılığına çözüm bulmak yerine ırk mezhep ve dil temelli bölücülük anlayışı içinde ulus devletin yurttaşlık hukuku ayarları ile oynamaya kalkan saray saltanatı ve sultan hayranlarına kalsın!
Her nefis ölümü tadacaktır, ayetini bankalara ve makam koltuklarına yazmalı. Tabutlara, mezarlıklara değil.
Dünyaya gelmeden
Neyin vardı?
Neyi kaybettin ki ağlıyorsun?
Ne getirdin? Ne kaybettin?
Ne yarattın? Ne kattın ki yok oldu?
Neye sahipsen buradaydı.
Biz aslında büyük bir bütünün;
Dağılmış,
Dağıtılmış parçalarıyız.
Suçun yarısı bizim,
Yarısı kimin?
Dama taşları şah, kale ve piyonlardan oluşur.
Şah piyonları kullanarak veya aldatarak kaleyi ele geçirerek ve gücü kontrol ederek tehdidi büyütür ise piyonlar durumu fark ettikleri andan itibaren işler tersine döner.
Dama taşları ile oyunu ise iki farklı niyet oynar. Sonucu hamleler ve hak belirler.
Attila İlhan ile Sivil Örümceğin Ağında adlı Mustafa Yıldırım'ın yazdığı bugün ki ihaneti suç üstü yakalanan sermayeyi anlatan kitaba TOKAT GİBİ BİR KİTAP yazdığı için tanıştım.
Sonra onun Dip Dalga dediği Türk oldum.
Bu ülkenin aydın cehaleti okumamış cehaletinden daha büyük bir tehdit olduğu için bugünleri yaşıyoruz.
Öteki cinslik bir nüvis vaka. Sanatı ticarete satmış yüzsüz bir markaya olmuş yüz!
İnsanlık kendinin ticarete konu edilmiş halini bu çağda aşağılık bir dipte ilk kez gördü!
Çekip çıkarıyoruz kendini satan her yüzsüzü oradan!
Herkesin kendine göre haklı bir savunması olabilir! Kendini satmanın da Anadolu da bir adabı var. Muaşereti ithal eden bundan ne anlar?
Yalnız hakim hakem yaşamdır. Hak nedir ? Haklı haksız kimin olduğunu bozuk niyet dil değil, doğal hal yaşam söyler.
Güzellik zorla olmaz güzelim makyaj ancak bu kadar insan satar!
Suskun olduğum konularda saklıyım.. Açığa çıkan bilgilerin yeryüzünde yaşayan insanların kaldırabilir olmasına dikkat eder evrensel ölçü. Yük hak edenin üzerine çöker, zulmü hak etmeyenin üzerinden yük kalkar.
▪️Önder Karaçay ▪️
Deniz salyası mı olur
Salya insana ait bir tükürüktür
İnsana ait doyumsuz hırsın salyasını
Deniz geri kusuyor
Söylem ile eylemin birbirine uyması demektir.
Kamu görevi yaparken gizli bir niyete hizmet etmemek demektir.
Dil ile yüreğin aynı sözü konuşması, aynı kararı alması ve uygulanması demektir.
Uyanarak, acıdan geçerek, yüzleşerek, kötüyü iyiden ayırarak, parçalanmayı durdurarak bir etmek mümkündür.
Korku üretiyorlar, korkuya kapılan uyanmak, cesaret ile kendine gelmek yerine kötülüğe teslim bir şekilde yok edişi tercih edenler ile uyananların dengesi değiştikçe sonuçlar da değişecek.
Başkalarının yerine düşünmek kibirden kaynaklanır. Biz bilmeyiz ulusu temsil edenler zihniyeti bu kibri yaşatır. Sorgular isen dinden çıkarsın şüpheye düşersen imanından olursun gibi beşer yalan inançlar bu tür kibir üretir. Kötülüğe biat ve itaat ettiren kültür bu kibri üretti.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!