Barbar batının liberal sirk ve şirk soygun düzeninin yıkıldığına jendileri de sonuçta kani oldular. Yerli işbirlikçiler hala kapitalizmin çökmemesi için çaba harcıyorlar.
Oysa bir zamanlar rol çakmak ve günah çıkarma adına sorun kapitalizm diyen yerli işbirlikçi kapitalist soyguncu gördük Anadolu da!
1945 dünya savaşı sonrası Amerikan hegemonyası kanlı, soykırımcı, doğal kaynak soyguncusu geçmişi ile yeryüzünde ortağı Avrupa ve sinsi yandaşı İngiltere ile dünyanın her yerinden kovulmaya başlandı.
Başkasından gelen, başkasına gider.
Doğanın hak adaleti, beşeri soygun adaleti gibi çalışmaz.
Ne oldu hak adaletin de kimseyi satın almak mümkün olmadı mı?
Kodaman bir üzüntü konusu, sekiz milyar insan kahrından ölür şimdi!
Birde utanmadan kalkıp doğa hak sevgisine yeryüzünde savaş açmaya kalktılar! İlahi adalete rüşvet işlemedi mi? Hezeyan uşaklığı içinde boğulduğu kandan bile utanmıyor.
Elin ağzı çuval değil ki büzesin! Medya soyguncu kodaman sermayenin algı operasyonu adına paraya satılmış yırtık ağzıdır.
Kim başkaları hakkında dayanaksız atıp tutuyorsa bilin ki kendi açmazını ötekilerin üzerine yıkmak yıkmak istiyordur.
Her mahallede bir milyoner kanlı soygun kulübü bizden çaldıklarını bize düşmanlık eden emperyalizmin devletlerinin şirk düzenine şirk kurumları ile birlikte götürmeyi çok doğru buluyorlarmış.
Ağaçlar ve bitkiler toprağa tohumla kavuştukları zaman ters yönde uzarlar. Çoğu insan yeryüzü yüzlerinin boyunu görür. Manalı manalı bakan insanlar köküyle birlikte ters yönde benzer bir şekilde ilerlediklerini görür. İnsanlık ve kültürü de öyledir. Gözler ve kulaklar ile alınan bilgileri her insan farklı algılar kiminde kısalık, kiminde uzar. Yaşam devam ettiği müddetçe o bilgi toprağa kök salmış gibi iyilik ve kötülük gibi ters yönde ilerler. Gerçek bilgi yeryüzüne gelince yalanı kovar. Peşinden kovalamak mı aynı yönde ilerlemek. Kötülük yön kaybeder, kaybettirir. İyilik yinede onun da elinden tutar. Kötülük bu iyiliğin asla altında kalmaz, iyiliğin yüzüne görünür sırtından vurur. Kim nereye giderse veya gelirse gelsin eninde sonunda aslına döner.
Önder Karaçay
Yaşadığımız zulüm çağı bizi aydınlanma savaşını vermek durumunda bırakan tüm kötülükleri yeteri kadar sebeple üretmiştir.
İç ve dış düşmanlığın küstahlığının ulaştığı seviye bizi kaçınılmaz bir aydınlanma savaşına vermek ve devrimini yapmak durumundayız.
Sürdürülebilir hiçbir ilkenin kalmadığı bir durum karşısında varlığımızı sürdürmenin uzun ömürlü olabilmesi aydınlanma ile toplumun yeniden tanışması gereğini ortaya koyar.
Biraz daha varlığı sarsmanın sırası geldi. Azgınlık da ivmeyi zaman daraldıkça artırıyor. Ne olacak diye seyirci olarak boşu boşuna seyirci mi kalacaksınız?
Adam oğullarını başlangıç olarak atlayıp peygamberler şehrini ortadoğu da dinler üreten bir anlayışa hapsedenler Urfa Göbekli tepe de tarih oldular.
Varlığın başlangıçı kimdir sorusunun yanıtını Anadolu'nun sırlanmış toprakları adeta haykırarak söyledi dile getiremediler.
Gökyüzünden yeryüzüne bir çığ gibi düşüyordu bulutlar.
Köklü çınarın ve sahibinin avarına yetişircesine.
▪️Önder Karaçay ▪️
Çin'in Hoten bölgesinde 9. yüzyıldan kalma olduğu düşünülen bir Köktürk sözünü Prof. Dr. Erhan Aydın bakın nasıl yorumlamış.
Köktürkçe olarak söz şu şekilde ifade edilmiş;
✓ Aş bulunçın uk antag tok az ermiş.
Kolektif frekans güç bilinç tınlanım yasası gereği fiziksel bir müdahaleye ihtiyaç duymadan boyut zaman fark ile hedefine ulaşır.
Bu durum en son fiziksel müdahale ile birlikte yüz yıl önce Mustafa Kemal Atatürk tarafından gerçekleştirildi.
Hile müdahale ile sevgi etik ahlakı devrimi yarım kalınca yüz yıl sonra fiziksel müdahaleye ihtiyaç duyulmayan kozmik devrim bilinci fizik ötesi bir güçle geldi.
Birliği, beraberliği ve bütünlüğü bozmaya kalkan atalet, sararmış yapraklar gibi dallarından düştüler ve rüzgarın oyuncağı gibi bir oraya bir buraya savrula savrula yaşama, doğanın içine karışıp kolektifin yine bir parçası olmak gerektiğini pişmanlık ile kabule mecbur kaldılar.
▪️ Önder Karaçay ▪️




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!