Soğuk iletişim yaşamı daha da soğutur ve insanları birbirinden uzaklaştırır.
Teknoloji ve iletişim adına gelişme olarak görülen tüm araçlar asosyal toplumlar ortaya çıkartı. Bu tür bir dayatma o toplumu soymak isteyen küresel soygunun sosyal ağlar adı altında bu niyete aracılık etmesi için bunu bir gelişme gibi satarak kötülüğün hizmetine sundular.
Tüketim alışkanlıkları değiştirilen gençleri soyguna kaptırmış olmanın sebebi de bu gelişmeyi soygun aracı olarak görmeyen bir anlayışın ikiyüzlü davranışıdır.
İnsanlara bağlı taraflarımız
..../hasarlı
Hayal kırıklığı kalabalığı
Kanat çırpan kuşlar
Bir ağacın gölgesi
Yazmak ve kelimeler tek sığınağım. Yaşamının en değerli klasiği yaşamı okumak ve yazmak.
Yaşarken iç görüntülerden çok faydalanıyorum. Yüreğim ve bilinçaltım laboratuvar gibi.
Gösterişsiz olan her şeye o kadar yakınım ki! Gösterişli olmayanı görmeye alışkın olmayanlar görmüyorlar. Bu mutlu ediyor beni. Sade ve doğal olanın çekiliyorum içine!
Bekleyerek soğuttuk duygularımızı
Soğumak unutmaktan
Daha güçlü bir duyguymuş
Güneşte titredik
Gölgende terledik
Saçları deniz kokuyordu
Söğüt ağacının
Uzatmış dallarını
Denize akan
Nehirde yıkıyordu
Soğuktur ölüm! Canlı ölü zalimlere karşı nasılda soğudu insanlık bu sıcak günlerde ve gündemde!
Soğudu ölüm, gözümüzden düşenleri bir zamanlar çok itibar gösteren insanlığın iki yüzlü hallerini görünce yaşama karşı yaşam hevesi soğudu.
Soğuktur ölüm, insanlık kurşuna dizilen bir bebeğin bedeninde donduğu günden bugüne uzadı uyanmayan insanlık yüzünden canlı ölü zalimlere ölüm!
İyi bir insan olma çabasından nefret ettirmek istediler!
Mücadelemizden değil kötülüğün bitmek tükenmek bilmeyen kininden, hırsından, hıncından, nefret dolu öfkesinden, korku ve belirsizlik üreten esir alma sevdasından, bilinçli soygunlardan, adı bir türlü konmayan davaları adına kavgalarından bıktık usandık.
Zaman zaman yaşamdan soğumak duygusuna kapıldık yine de yılmadık.
Yaşam da olanaksız bir düşünce yoktur. O düşünceye yaşam verecek inanç eksikliği olanaksız duygusunu üretir.
Her çağda bir yaşanan gerçek var bir de değişmeyen hakikat anlayışı var.
Sokrates'in yunan zulmü karşısında hakikati savunması daha dünkü hikayedir.
An zaman da yaşanan zulüm gerçeği karşısında hakikati savunmak yerine yeryüzünde hakikati savunan başka kimse yokmuş gibi yatıyor kalkıyor Sokrates, platon, Aristoteles vb yunan felsefesini pazarlıyorlar.
Bunun sebebi nedir?
Keşke yunan kazansaydı siyaseti tarihçileri ve felsefesinin Anadolu ve Türk ulusuna iç destekli yeni bir kötülük üreterek saldırıya geçmiş olmasıdır.
Küçükken büyüklerim derdi ki
Art niyetli kusur aramak söküğü büyütür, söküğü görüp daha da büyüten de olur, örüp küçülten de.
Sözü nereye getirmek istiyorum?
Gelmeyeceğini bile bile bekliyorum işte,
Beklemekten vazgeçer geri dönerim bu gidişle,
Yokluğunla savaştırma beni,
Savaşı senin için bile kaybetmeyi göze alırım.
Gittiğinden beri sol yanımda ve soluğum da kaldın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!