Siyaset karpuz gibi Amerikan emperyalizminden yana olan natocular ve Avrupa emperyalizminden yana olan natocular diye ikiye ayrılmış.
Her iki tarafta Türk ulusunu aldatarak soygun düzenini devam ettirmek adına yetki istiyorlar.
Dayatmacı zorbalığın sonuçları bunlar. O zaman devlet yönetiminde ilkeler ve İlhan üreterek sorumluluğunu görevine uygun yöneten lider nasıl olmalıdır sorununun yanıtını da öğrenmemiz gerekiyor ki devrim sonrasını Cumhuriyet devrimlerine layık bir kaliteye taşıyabilelim.
İki türlü lider türü var. Birincisi ve olması gereken ilkeli, kurallar ile ve ilham üreterek sorumluluğunun görevini layıkıyla yöneten liderlik. İkincisi zorba, zayıf, güvensiz, güç hayranı sorumluluk görevini layıkıyla yönetmek yerine dayatma ve algı ile insan yönetmeye kalkan ve genele zulüm yaşatan kolektif yararı reddeden ayrıcalıklı besleyen ve koruyan kötülüğü gizil niyeti ile benimseyen lider.
Dünü unutanlar, yarın hatırlamak zorunda kalır.
Yarın hem umut hem de sürprizler adına,
Sihirli bir bekleyiştir.
Dün haksızlık yaşayanlar, yarın haklı çıkabilir.
Yarın beklediğimiz herşey gerçekleşebilir.
İnsan acıyla yoğrularak olgunlaşır
Hayatın tüm sonuçlarını ölüm açıklar
Oysa yaşam ölmemek adına bir direniştir
Yarın ölmeyecekler için var
İlginç olan;
1946'dan bugüne kitabına uydurarak soya soya bitme noktasına geldiler. Çünkü bindikleri dalı da kestiler. Zorba soyguncuların tutunacağı hiçbir dal kalmadı. Böyle organize bir soygun ve zorbalık karşısında uyandırmak dışında tek başına kim ne yapabilir ki? Doğru bir tespit kimse tek başına bir şey yapamaz. Bu durum örgütlü kötülüğün pençesine düşmenin sebebidir. Irkçı, mezhepçi, bölücü, soyguncu vb ideolojiler dışında örgütlü bir yapının olmamış olması bunun ispatıdır. Bu örgütlü kötülükleri siyasi partiler seklinde olmazsa olmaz gibi başlarına işbirlikçi bir çoban koyarak üstüne üstlük birde hazine yardımı yaparak bizim gücünüzü bize karşı kullanmalarına olanak sağlıyoruz. Demokrasi, adalet, hukuk, eşitlik vb olumlu sözler ile aldatarak yetki istiyor ve alıyorlar sonra da liberal soyguncular ile kol kola girerek soygun yararına yasalar yaparak bizim hakkımızı hukuka uygun çalıyorlar. Kitabına uydurarak yolsuzluk yapmak yasa içinde hukuka uygun hırsızlığı teminat altına almaktır yaşadığımız zulmün adı. Siyasi partiler ve ideolojiler olmadan da hiçbir işbirlikçi bir niyete yetkiyi kaptırmadan kendi kendini ortak kolektif irade ile yönetmek mümkündür. Devrim ile bunu yapacağız.
▪️Önder Karaçay ▪️
İşine gelene göz yumar
Milli bayramları yasaklarsın
Bir virüsün arkasına sığınıp
Kötü niyetini saklarsın
Atatürk ve Cumhuriyet
İnsan hayatta üç kere doğar;
Annesinden,
Tercihlerinden,
Hatalarından.
▪️🔘▪️ Düşmanı o Türk ilmi sır tufan da serdi yere
Sultani mahvettin yaşamı, dokunma sakın yasama, danıştan derse girsene
Türk'ün var yasası Töre
Hele bir devrimi göre
Çağa uygun yasa ister yöre
Yapacağın çok basit dünyanın en büyük Türk devrimini ilan etsene
İnsan hayatı anlayabildiği
Ve
Anlatabildiği kadar yaşar
Anlatmayı anlayabilmek kolaylaştırır
Ne bekliyorsun? Ne beklediğini bilmiyorsan bekleme.
Bugüne kadar kim cezalandırıyordu yaşamın içinde
Yaşamın kendisi yerine yaşama kim hakimse onlar işine gelmeyene ceza veriyorlardı
Yaşamda ceza almaması gerekenlerin itirazsız oluşunu cezalandırıyordu
İnsanın içinde bir iç dengesizlik büyümüştü
- negatif denge kendi yararına hüküm sürüyordu
Anadolu'nun hastalığıdır. Ağlayan ana dolu Anadolu'nun hastalığı!
Söz konusu sekiz gen taşıyıcısı bir toprak parçası olunca burada ölmekte bir başka oluyor.
İnsan neden yaşarken anlaşılmıyor da öldükten sonra değeri artıyor?
Al sana yanıtı zor bir soru daha.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!