Yeryüzünde kendini kendi kararı ile yamultmuş insanı düzeltmeden dünya düzelmez bir sır taşıdım içimde!
Yaşanmadığı halde düş gücü bir özlemdir eksik olanı yaratmak.
Nedir eksik? Sekiz milyara ulaşmış sayısı ile insan!
}{▪️ Düşman cephede bellidir. Nasıl tedbir alınması gerektiği de bir o kadar kolaydır. Asıl tehlike ve tehdit kaleyi içten yıkmak isteyen iç tehdittir. Kale her çağda içten yıkılır. Yurttaşlık tanımının değiştirilmesi iç tehdidin dış düşman yararına bir talebidir. Arapların tümü barbar batıya karşı İran ile birlikte hareket etmez ise topraklarını, doğal kaynaklarını ve onurunu kaybeder.
Düşmanın parası üzerine düzen kuran düşmanın esirine ve düşmanın silahına güvenen onun silahına dönüşür.
Mustafa Kemal Atatürk der ki; Sen Türk olduğunu unutmuş olsanda, düşman senin Türk olduğunu unutmaz.
Hem bize düşmanlık yapan kanlı bozgunculuk oyunları ile yurdu ve yurttaşı soyan hemde haklı gibi kalkıp pazarlık yapalım gibi tavırlara bürünen bir düşman Anadolu da istemiyoruz. Bağrımızda büyüyüp bağımızı deşen bir zihniyeti bu topraklarda yaşatmaya devam ettirmek kendi insanlık mücadelesi geçmişine ihanettir.
Önder Karaçay
Devlet temsilleri ile toplum arasında toksik ilişkiler uzun yıllar süren süreçler de büyük kötülükler ve yıkım üretir.
Bugün kendi ürettiği kötülüğün bir kısmının üzerine giderek algı üretmek sonucu toplumu aldatanların siyasi temsil güç dalaşı içinde bu zulme de son veren bakış açısı gerçeği ortaya koymanın zamanı geldi.
Toplumların seviyesini düşüren anlayışlar tarafından yönetiliyor olması Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşama vedası sonrası batı'nın haçlı seferleri ile çok partili siyasi kötülük ve her mahallede bir milyoner besleme zulmü ile dini siyasete ve ticarete alet ederek başlatıldı. Kötülük üreterek toplumların seviyesini toplumun kendisini alet ederek üreten zulmün sonunu yine Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan giden bir Türk çocuğunun on yaşında gördüğü bir kötülüğü yeniden devrime dönüştürme yolculuğu sonucu kozmik bir devrim süreci ile birleşti. Neden bu tür yönetim anlayışı var sırrını uzun yıllar kötülüğün sicilini tutarak doğal tınlanım yasasına uygun titreşim uyanış frekans uyumlu enerji gücünü kullanarak ve bu enerjiyi topluma yararak uyanışı aydınlık devrim kıvamına getirdi.
Beynini düşünce gücüyle doğru kullanmayan insan yanlışını göremez, yanlış yoldan geri dönenez.
Bir insan neden beynini düşünce gücüyle iyiye, güzele, doğruya kullanamaz?
Beyin yıkama çabaları sonucu düşünce gücü kinlenen insan bu tuzağa düşer.
Kötülüğe doğrudan veya dolaylı hizmet eden hiçbir örgütlü yapıya dahil olamayan her insan, yaşama ve örgütlü kötülüklerin ürettiği zulme direnirken sürekli yalnız kalır.
Tek başına mücadele veren insanların direnişleri öldükten sonra tehlike geçti diye kalabalık bir sahiplik kazanır.
İnsanlık bu iki yüzlü tutumunu her çağda ısrar ile sürdürür.
Düşünce gücünün farkına çocukken vardım.
Büyük bir enerjiyi içimde taşıdığımı fark ettiğimde gökyüzü büyüklüğünde manevi bir kulağa ve yüreğe sahip olduğumu fark eder etmez evren ile düşünce gücü frekansı ile konuşmaya başladım.
Büyük enerji gücü Tanrının farkında olan insan ölçeği küçük yaratanın yeryüzünde düşünce gücü enerjisinin adıdır.
Gündemi ihmal bombası olmuş her enformasyon sopası.
♾️▪️Önder Karaçay▪️♾️
27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrası yapılan Anayasa devrimci değil soyguncu askeri ve sivil darbelerin başlangıcıdır.
Çünkü niyet okur Türk bir benzerini Türk ulusuna yutturmayı Anayasa değişikliği ile birlikte kabul ettirme zokası sahneye konulacak. Sözde çok demokratik Anayasa diye satacaklar.
Demokrasi bir tramvaydır günü gelince o tramvaydan inilir diyen kendisi ile çelişkiye düşmeyi göze alıyor ise nasıl allayıp pullayıp pazarlayacaklarını göreceksiniz. Para devreye girecek. Çıkara satılan vatana ve ulusa kaybettirmeyi genel yararı yok etmek adına seçmiş olacak.
27 Mayıs 1960 darbesi devrim olmuş olsaydı köy enstitülerini yeniden açarak eğitim ve öğretim seviyesini bilim düzeyine çıkartılırdı.
Bu darbe sonrası bölücü siyasetin arka bahçesi olacak imam hatip okulları ile dinci eğitim ve öğretim ve tarikat ve cemaatler desteği ile misyoner niyetlere hizmet adına bu toplum ahlakını kaybetmiş nesiller yetiştirdi.
Bilimi kullananlar camiye mikrofon ve klima takarak camiyi kiliseye imamı papaza dönüşerek ahlak anlayışı dinini siyasete alet edenler yok etti.
Geçmiş her yönüyle bir derstir. O dersi alanlara doğa tufan töz hak ettikleri yeri gösterir. Fark edilmesinin engellenmesi mümkün olmayan bir farkındalık devrimi ilmi sır ile gelince ihanetini halının altına süpürmeye kalkanlara ne yaparlarsa yapsınlar doğa izin vermez. İhanet boyutunu aşan geçmişin uşaklığına geri dönüş ve kurtuluş şansı verilmedi. Toprağın ve üzerinde ki yaşamın sevgi gücüne savaş açıp bugüne kadar kazanan hiç olmadı. İpe un serenler madde güç şeytanlığı güç devşirme ve tehdit ederek kendi sonlarının fermanını açıklamış oldular. İlmi tufan töze ihanet edenler dışında kimse savaş açmaya cesaret edemez. Etmeye kalkışan kendi sonunu görmüş demektir. Yarın kendi aralarında birbirlerini harcamaya kalktıklarında bittikleri anlaşılmış olacak. Kuyruğu dik tutmaya çalışanın kuyruğu sanıldığı gibi dik değildir.
♾️▪️Önder Karaçay ▪️♾️




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!