Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabı on yıl önce tefeci soyguna neşteri vurdu. Kapitalist kodamanların düştüğü yerden kalkması mümkün değildir.
Ülkemiz Rusya'dan dünya petrol fiyatlarının çok altında bedel ile petrol ve doğalgaz alıyor en pahalıya satıyor. Doğalgazı botaş alıp satıyor. Petrolü satın alan ise Tüpraş. Tüpraş özelleştirme talanı ile kime satıldı? İngiliz ve Koç holdinge. Aynı zamanda bu enerji tekeline bu kıyak yetmemiş gibi perakende piyasadan da para kazansın diye akaryakıt istasyonu sahibi yapıldı. Türk ulusu neden yüksek fiyattan soyuldu? Dünyanın en pahalı petrolünü neden tüketiyoruz? Küresel soyguncu tefeciler ve onların yerli işbirlikçi holdingi aşırı zengin olsun ve Türk ulusunu soysun diye. Bütün bunlara göz mü yumacağız.
Fanatizm ile algı değiştirmek mümkün olmayınca yasal olmayan bahis üzerinden bir bakıyorsunuz yine bu holding parlatilmak isteniyor. Neymiş Fenerbahçeli futbolcular uyarılmış hakem bu takımı mahdur etmiş. Geçmişe dönük puan silerek Fenerbahçe şampiyon mu olacak? Olsa ne olur? İnsan ticareti yapılan borsda ve bahis ile kumarın aracı olan spor bu soyguncu tefecilerin oyunları ile kirletilmiş durumda. Ülkemizde sporcu yokmuş gibi takımın tümü ve teknik kadro yabancı. Fanatik kitlelerin parasını yok eden bir soygun bu. Futbol federasyonu yıllardır neden uyuyor? Ya da federasyonu da birileri bazı amaçlara uygun mu yönetiyor?
Siyaseti küresel soyguncu tefecilerin kontrol etmelerine izin veremeyiz.
Küresel tefeciler siyaseti kontrol etmeden tefecilik düzeni kuramaz ve işletemezler.
Meşruiyeti ve umudu küresel tefecilere bağlayan sultan Vahdettin sonunda soluğu sığıntı olmakta aradı.
Siz bilinçaltınızı bilince dönüştürene kadar, o sizin hayatınızı yönlendirecek ve siz ona kader diyeceksiniz.
Carl Gustav Jung bu konuda en önemli bilimsel çalışmalar yapmış bir referans.
Siyasete alet edilen her din bilince dönüşmeyen kader anlayışını sömürür.
Demokrasi ile elde edilen iktidar yetkisi genel yarar aleyhine bir çabaya ve yetkiyi veren iradeye karşı gizli bir niyet taşımayan ahlaka denir.
Genel yararı hiçe sayan bir niyet ve sonuç üreten bir temsil ortaya çıkmış ve tüm tehditlere karşı yumuşak karın gereği taviz vererek kendini kurtarmak adına temsil yetkisini verenlerin gücünü kötüye kullanmaya kalkanlar varsa sonları yakındır.
Aynı yakın son yaşanan zulme karşı çıkara satılarak veya korku içinde içine çekilen tepkisiz suskunluktur.
Toplumun gözü önünde, kitle imha silahı medyanın kucağında yeni bir emperyalist umut büyütüyorlar hiç utanmadan, hiç ders almadan mevcut tek adam rejimi yeter ki devam etsin diye!
Bırakın kamulaştırmayı konuşmayı meclisten ülkenin halkın ortak iradesi ile yönetilmesi istenmiyor.
İstiyorlar ki koca ülke sürekli bir kişinin iki dudağı arasında kalsın hakkını almak için tek adama yalvarsın dursun.
Bal tutan parmağını yalar sözü sömürücü bir kültürün içimize yerleştirdiği bir sözdür.
Bal tutup parmak yalayanlar bunun ispatıdır.
Tarihin hangi sahnesi buna şahitlik eder?
Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabın yankısı dünyada çok hızlı bir şekilde iyilik devrimi talebi karşı kötülüğü çok rahatsız etti.
İç kötülükte harekete yine 1950 başlangıç bakiyesi üzerine kurulu yapıldı.
Harekete geçelim diye bir benzer kötülük niyeti bir davet ile geldi.
Evrende iki güçlü enerji var.
Biri çoğunluğun gücü korku enerjisi. Korku enerjisini misyoner sömürgecilik kullanır. Her soygunun başarısının temel gücü korkudur.
Korku, geçmişin soygun konusunda en tecrübeli parçasıdır.
Gözleri hülyasının yaktığı ateşler içindeydi
Belleğindeki görüntüleri kovalamış gibi
Hayatında bir tek almayı bilenleri biliyordu
Ölümse bir ayrıntıydı
Anlatılmamış hikayelerle doluyuz. Anlatılmış olanlar da okuyan ve dinleyen bir toplum olmadığımız için bilinmediği için anlatılmamış gibi doğal bir enerji kaynağı olarak dopdolu duruyor.
Çünkü hikayemizi anlatmak istediğimiz
İnsanlarda bizim gibi dolu, onlarda anlatacak birini arıyorlar. Yaşam belkide bir arayış sürecidir. Bulduklarımızı bizden sonra birileri bulacak. Belki de bu sebeple arkeolojij bir derinlik geçmiş oluyoruz.
Sürekli kendine odaklı yaşadığımız için dinlemeyi ve sırayı ötekilere vermeyi bir türlü başaramıyoruz.
Kimsenin kimseyi anlayabilecek bir boşluğu kalmamış sanki, herkesin guncu daralmış.
Kalmadı kendimizi kendimize hikayelerimizi anlatmaktan başka kimsemiz. Kendimizle baş başayız.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!