Abdal mana doğa töz yuttu organize ve barbar bir aptal yeryüzü kurnazlığını!
Yüksek arşı tin her çağda sıradan, insani ahlaka muhalif bir organize kurnazlığa karşı son aşaması kasırga toz eder düzeyde töz tufanda doğa yok ediş görür ve ibreti alem eder biter.
Olanaksızın ötesine ulaşmak matematiksel bir söz düşün güç evren frekans destek görür.
Her düşünce merak yüksek tin ile mümkün olur.
Dün Atatürk bugün o Türk. İnsanlık düşmanlığı için tüm çağlarda özellikle barbar soykırım için büyük sıkıntı olur.
Kibri lüzum yok şiddet olmasın. Tarih bilmez bir yığın ile toparlanamaz duruma mı gelinsin istiyorsun? Başına buyruk macera her çağın gerisi dönüşü zorlama sorun tehdidi değil mi?
Günümüze ters değil ders düşersin! Unutulmasın ki yaşam söyler; Sorumluluk derdi olmayan her macera, ilke bir çabaya karşı tehdit olur ki yurdu beka vatana söz ettirir.
Tarih o ilkeyi aynı şekilde bir ağırlık olarak koyar şaşkına yön dönersin. Partili, kişili , kutuplu tüm soyguncu bölücü ayağını denk alsın. İnsanlık uyandı. Abdülhamidleşmek işe yarar olsaydı devleti aliye yaşardı, o gün yol şaşmazdı. Ve rahatsız eden bu söz edilmeye gerek duyulmazdı. Gücü tartışılmaz teraziye macera olsun diye çıkılmaz. Yezidi osmaniye devlet denmezdi.
♾️▪️Önder Karaçay ▪️♾️
Bölüşüyoruz diye
Bütün riski
Zulme maruz kalanlarla paylaştılar.
Pastada dilim ve kırıntı bırakmayan
Bütün getiriyi
Yaşamı kendimizle yüzleşme sahnesi olarak görmediğimiz müddetçe bu konuda şikayet dışında bir sonuç üretmek mümkün değil.
Kendimle yüzleşme sürecini tamamladığım zaman 21 yaşıma taşınmıştım. Üçüncü boyuttan yedinci boyuta (3*7=21) geçiş süreci. Doğudan batıya sefere çıktığım ve İstanbul'da olduğum an aynı zamandı.
On yaşlarında bir çocuk silah tehdit görünce bilinçaltının o yaştan sonra bir insana böyle bir sorumluluk yüklemiş olması yaşamın olağan akışına ters bir durum olduğunu kendimden bile saklama gayretine itiyordu beni!
Ne merhamet biliyorlardı ne de kıymet
Para ne gözlerini doyurdu ne de tinlerini
Sömürdükleri insanlardan üstün görüyorlardı kendilerini
Mahşerde koptu kıyamet
Halkı uyandıranın kafasını kopartırız diye tehdit ediyorlardı
Sorduk nerede adalet?
Derin bir sevincin ciddiyeti eritti
İnsan doğasının yetersizliği dertti
Mutluluk bile haddini aşınca yetti
Hayat tatlı ile acı arasında diyetti
Nimetler katıksız ve kusursuz değildi
Güney Afrika’da bir ülke olan Swaziland’ın Kralı Sobhuza, dünya tarihine geçecek rekorlar kırmış.
Hem de bizim padişahların rekorunu alt üst ederek!
İyice merak ettiğinizi biliyorum,
Kolay değil bu konuyu anlatmak.
Yaşam her varlığa kısa, genelde içi boş, hızlı, çoğu zaman acı ve kötülük üreten biraz da umut ise neyi daha fazla azaltabilir veya çoğaltabiliriz sorusunun yanıtını ararken biter.
Hoş geldin, güle güle demeye bile yetmiyor ise yaşam hangi kin, dava ve kavgayı neden büyütür ve uzatır insan?
Yaşam iyi ve kötü tüm taraflara aynı süreyi veriyor iken dengeyi bozmaya yönelik amansız psikolojik saldırı ve savaş neyin nesi?
Frida Kahlo bir sözünde der ki;
Dumanı çıkmayınca insanın içi yanmıyor sanıyorlar.
Haksız sayılmaz aynı acıyı yaşamayan yaşayanı anlayamaz ki!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!