Deliğe süpürmeyin bunlardan daha iyi işbirlikçi bulmanız mümkün değil diyenler birlikte kaybettiler.
Dini siyasete ilk alet eden diktaya demokrasi adası hediye ederek algı ürettiler. (1950-1960 her mahallede bir milyoner ve çok partili bölücü siyaset zulmü başlangıç noktasıydı.)
Kendileri için ise demokrasi ilk inilmesi gereken tramvay olarak görüp Atatürk'ün Türk ulusuna emaneti olan Atatürk Orman Çiftliği üzerinde kaçak yaptıkları saraya kapak attılar.
Sarayda art niyeti pişirdiler, ulusu mecliste kendi vekil seçtiktirleri işbirlikçileri kullanarak yasalar ile tuzağa düşürerek soydular.
Şimdi de neo Osmanlıcılık oynuyorlar masada dünya paylaşım savaşı tasarlayan soyguncu soykırımcı yayılmacı haçlı barbarlar ile monarşik oligarşi isteme hakkını da kendilerinde görüyorlar.
Bu iki yüzlü, art niyetli çabaya Türk ulusu izin verir mi?
15 Temmuz Allah'ın bir lütfu diyenlere soruyoruz Allah'ın bir lütfu olmadığı çıktı ortaya. Bundan sonra hangi dala tutunacaksınız?
Emir komuta merkeziniz papaz elbisesi giy derse giyer görevimi yaparım görevi ekonomi çöktüğü ve tehdit daha da büyüdüğü için bitti.
Allah hiç hukuksuz sivil bir darbenin parçası olur mu? Hemde özelleştirme talanı ile ekonomiyi batıran bir zihniyet için neden yaratan böyle bir lütuf olsun ki?
Doğudan batıya, batıdan doğuya bir sebep arar, bir sebep yetmez, bir sebep daha arar.
Bulur sebepleri, sebeplerin niyetini çözer, hakikat yolunda bir yarar.
Demiri eriten görünmez bir set daha yapar.
Gücü kendine süslenen onu yıkmaya kalkar.
Bilmez ki götürüldüğü yol kendine zarar.
Salih ameli olmuş olsaydı böyle mi olurdu? Çaresiz kalmasa hile birini bitirip diğerinde bir çare mi arar?
Soygun ve talan demokrasisinin devrim ile sonu nasıl geldi?
Sõzde demokrasi adına gerçekte talan soygun için yalana dahil siyasi partiler ve siyaset anlayışı tarih olmuştur.
Günü geldiğinde demokrasi tramvayından inilecek diye aleni tehdit bile cehaleti zamanında uyanmasına yeterli gelmedi.
Tek yetki temsilleri yıkmadan varlık gösteremezler.
Demokrasi tramvayından günü geldiğinde ineriz demişlerdi zaten.
Önce kendileri indiler, sonra herkes inecek diye de zorbalık yapıyorlar.
Hayatın en büyük yalanlarından biri
Her hileli seçim sonrası
'YİNE DEMOKRASİ KAZANDI' yalanıdır
Halka sandıkla atılan kazığın üstü
Ancak böyle bir yalan ile kapatılabilir
Türkiye Cumhuriyeti demokrasisi olan bir devletin devamı değildi.
O günkü toplum padişahın kulu bir teba anlayışı içinde demokrasinin ne olduğunu bilmiyordu bile.
İkinci meşruiyet ile başlayan süreci de demokrasi olarak açıklamak mümkün değildir.
Hayatımı delip geçen dipsiz avuntularla oyalanırken
Mavi gökyüzüne bakarken kaybolan çizgilerde
Gece gelmeden yıldızları indiririm gökyüzünden
Sabahı bekleyemem ısınmak için
Üşüdüğümde
Çocuklarım gelir aklıma
Bu bayramda babası alamadı bir kıyafet
Misketleriyle oynarken
Misket bombaları ile çocuklar öldürüldüğü gün
Kopmalıydı kıyamet
Sanmayın ki küçük kurşunlar ile
Dünyaya yeni gelen her bebek için
Zamanın süzgecinin delikleri küçüktü
İnsanın yaşı ilerledi beli büküldü
Yaşlılığa büyümüş çocukluk denildi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!