Batı dünyası, dinleri dünyayı madde gücü ile sömürmek için yayan karanlık bir şiddet barbarlığıdır.
Batı dünyası hiçbir zaman bir aydınlanma savaşı vermedi.
Kendileri dışında kalan her toplumu din, bilim, teknoloji, siyaset, sermaye, medya ve kendini satanlar ile sömürge düzeni kurdular ve bugüne kadar gelişmiş bir medeniyet yalanı ile adeta talan edip dünyanın madde gücünü yuttular.
En başından gelecek olan eleştirilere yanıt vererek yazıya başlamak istiyorum.
Batı'nın zihniyeti hakkında okurların tüm ulusumuzu uyarması ve eğitmesi konusunda çok dikkatli olmalıyız.
Devrim yapmadan önce alt yapı sağlam olması gerekir.
En başından gelecek olan eleştirilere yanıt vererek yazıya başlamak istiyorum.
Batı'nın zihniyeti hakkında okurların tüm ulusumuzu uyarması ve eğitmesi konusunda çok dikkatli olmalıyız.
Devrim yapmadan önce alt yapı sağlam olması gerekir.
Yönetimde meşruluğun kaybolduğunu, ekonominin özelleştirme talanı sonrası batırıldığını, hukukun tek yetkiyi koruduğunu, tek yetki niyetin de nereye hizmet ettiğini artık herkes biliyor.
Gemi batınca gemiyi batıran kaptan ya kaçar ya da gemiyi batırdığını itiraf eder geminin sahiplerine hesap verir.
Öyleyse gemiyi batıran kaptanın, yerine kaptan olmak isteyen yeni taydanın ve geminin gerçek sahiplerinin durumu nedir?
Gemiyi batıran kaptan kendisinden sonrası için planlar yapıyor, hukuk sopasını pazarlık yapma gücünü korumak için kullanıyor, gemiye aynı yetkiler ile kaptan olmak isteyenler de mağdur edebiyatı ile her iki taraf olarak aynı yere hizmet ederek ve soyguncu düzene hizmet etmek istedikleri için geminin sahibini yeniden aldatmak istiyorlar.
Şunu unutuyorlar gemiyi batıran kaptanın herhangi bir itibarı kalmadı. Tek yetkiyi tek yetki ile değiştirmek isteyenlerin pazarlık siyaseti mağdur edebiyatı ile gelecek planlarına kimse aldanmadı aldanmıyor.
Geminin gerçek sahipleri diyor ki artık kaptan benim, kullanılıp atılan kaptan istemiyoruz. Çünkü kullanılıp atılanlar kamu malını hem çalıyor hemde çaldırıyorlar. Biz tehdit üreten ve o tehdidin yararına bizi soyan soyduran bir yönetim anlayışını istemiyor geminin tüm sahiplerinin ortak aklı vicdanı ve sözleşmesine uygun adaletle bu gemiyi sonsuza kadar yüzdürmek istiyoruz.
İnsanlığın çocukları emperyalizm ve kapitalizm zulmünü bitirmiş olmanın gururu ile doğuya güneşe koşacaklar .
Batıya seferim tam otuz üç yıl oldu!
Otuz üç yıl istibdat tarihini hatırlayın o nasıl son buldu ise buda öyle son buldu.
Devletin arka bahçesi dansöz olmuş adeta.
Musul ve Kerkük Türk toprağında 45 milyar varil petrolü çalmak isteyenlerin tüm siyasiler adeta oyuncağı olmuşlar.
Yüz yıl önce ki ihanet nasıl harita çizdirdi ise bunlarında amacı aynı.
🗣️ Emperyalizmin ve Yerli İşbirlikçilerinin Beyhude Çırpınışları
Uyanmış yurttaş bilinci iradesi çığ gibi büyüyor emperyalizmin ve taşeronları sermaye ve siyasetin kabusu olmaya devam ediyor.
Yüz yıl önce asala terör örgütü emperyalizmin bir kanlı çarkıydı bitirildi.
Yeryüzünde ne zaman bir güzellik yüzünü, sözünü, duygusunu, özünü farkındalık üreterek göstermiş ise arif ders, çalıntı gücüne güvenen cahil tarif arife tavır almıştır.
▪️Önder Karaçay ▪️
Arılar sineklerin pislik içinde oldukları konusunda ikna etmekle uğraşmaz. Arı çiçekten bal yapar, sinekler pisliğin etrafında kalabalık döner. Bal yapan ve bal yemek isteyenler sineklerin kalabalık gücüne aldanmaz.
Devrimciler farkındalık üreterek arılar gibi çalışır ve frekans uyumlu titreşim ile yüreklere ilham eker.
Sinekler örgütlü kötülüğün güçleri gibi şahsi çıkara satılarak genel yararı büyüten devrimin alanını daraltmak ister.
Doğa gücünü dengeden yana koyar. Denge kolektif gücün devrimidir. Kötülük hizaya gelir, iyilik her zaman haddini sınırını sevgi ve huzur dolu olduğu için bilir. Kötülüğe karşı adalet ile yaklaşılması gerektiğini savunarak kötülüğün seviyesini reddeder.
▪️Önder Karaçay ▪️
Kaosun karmaşası,
Baş döndürücü dinamikler üretiyor
Sorunlu ve sorunsuz diye insanları ayırmak
Arkaik bir yaklaşım olur
Bir insan hakkındaki geçmişine dair bir bilgi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!