▪️🔘▪️▪️İslam dini içine bidat Hz Muhammed sonrası halife Osman ile başlayan süreç ortadoğu sapkın dini adına müslüman gömleği muaviye ve yezit ile giydirildi. Yavuz Sultan Selim o bidadı halifelik adı altında aynı niyete uygun İstanbul ve Anadolu'ya yine aynı yöntem kanlı bir ihanet ile getirip bulaştırdı. 1938 sonrası Atatürk düşmanlığı ve tarikat cemaat ile İslam dinini yok ederek kanlı bizans soygunu 21 Aralık 2015 tarihine kadar sürdü. Sonrasında doğa tufan töz mahşer ibret ile biten süreci başlatarak gerçek sevgi dini İslam ve Hz Muhammed'in arap olmadığı gerçeği ortaya çıkmış sapkın din inancı bu yolla tarih oldu ve çaǧ değişti. ▪️▪️🔘▪️
♾️▪️Önder Karaçay ▪️♾️
Hayatta;
En iyi kendime davranmam gerektiğini,
Bilemedim...
Bir gün yanımda,
Kendimden başka,
Şiirler suskundu
Yürek uğradığı ihanetlerle doluyken
Acının tortusuyla kavruluyordu
Şairler yutkundu
Çoğaltmak lazımdı
▪️🔘▪️▪️Bilgesiz bilgi, bilgiyi kötüye kullanmak isteyen dışında kimsenin işine yarar değil zulüm zarar üretir.
Bu zorluk bilge çıkartır, genel zulüm görenler yararına durumu tersine döndürür. ▪️▪️🔘▪️
▪️♾️▪️Önder Karaçay ▪️♾️▪️
İnsanın yaşamın içinde yaşadığı en büyük trajedisi bir usu olduğu halde geç uslanma tecrübesidir.
Çocukluğu ahlaklı insan olma eğitim ve öğretim süreci ile başlamamış ve geçirmemiş, gençliğini, orta yaşını uslanmadan pas geçmek zorunda kalan her insanın yaşlılığı pişmanlık dönemi olarak geçer.
Çünkü us sahibi olmak ayrı bir durum, uslanmış kararlar alarak yaşamak başka bir durumdur.
Doğmak dolmak sürecidir
Maddesiz boyut madde boyut ile aynı mı?
Dolu olan çok olan mı?
Boş kalan doğmamış doğamamış olan mı?
Us kalp, sevgisiz us ise ölüdür.
Tek başına zihin yanlışa götürür.
Dünyanın en iyi dilbilimcisi olarak gösterilen, 42 dil bilen Belçikalı dilbilimci JOHAN VANDEWALLE;
“Türkçenin en hayran olduğum yanı yapısı. Matematik dil yapısı beni büyülüyor. Satranç gibi, kuralları az ve istisnasız, ama imkânları sınırsız.
Halbuki Batı dillerinde kuralların uygulanabilirliğinin her zaman bir sınırı vardır.”
Metafizik konusu Mustafa Kemal Atatürk'ün de Mu güneş uygarlığı ile ilgili çalışmalarına konu olmuştur.
Nedense Mustafa Kemal Atatürk'ün sonrası bu konuların üzeri kapatılmış yerine negatif kötülüğün organize güçleri her mahallede bir milyoner ve çok partili ve kötülüğe hizmet veren sözde demokrasi adına siyasi partiler bugün üretilen etik ahlak krizine sebep olacak kanlı soygunun aparatı olmayı tercih etmişler.
Oysa biliyoruz ki Endülüs uygarlığı bizim kültürümüze ait kitapları çalarak bilim ve teknolojiyi hileye kurban eden hristiyan batı 1096 yılından bugüne metafizik bilgiler ile dünyayı sömürge etmiştir.
İnsan, insanın ve toplumların bilinçaltını okumakta sınır tanımayan bir yetkinliğe ulaştı.
Psikiyatri veya Psikanalizin gelişmesinde bu anlamda en büyük katkıyı edebiyat ile yapan ilk insan Dostoyevsky olup bu sınırın aşılmasında çığır açmıştır.
Kimilerine göre tehlikeli gibi görünse bile faşizmin üreticisi batı psikiyatri çalışmaları bu anlamda bu tecrübeye rağmen bilimi piyasa aracı yaparak kötüye kullanmayı seçmişlerdir. Bu kaynağın diplomalı uzmanları ne yazık ki hala bu piyasanın kuramları dışına çıkabilmiş değildir.
Kapı orada dışarı diye! Atatürk'ün yaptığı gibi.
Sömürge tepkiyi sömürür ve hemen o tepkinin kılığına girerek seni istiyorum der gibi yönetmeye kalkar.
Onun ahlakı çalmak ve seni kendine esir etmektir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!