Anadolu'nun toprakları ne kadar değerli olursa olsun üzerinde yaşayan insanların beyni nadasa bırakıldığı, ahlaklı üretimi öğreten bilim ile ekilemediği, din adına masallar ile çölleştirildiği müddetçe o coğrafyanın ışığı söner.
Bir coğrafyanın kader olduğu kadar o coğrafyanın üzerinde yaşayanlar da o coğrafyanın kaderidir.
İyi insan yetiştirmenin önünü din, ideoloji, fanatizm, sembol ve sloganları sahiplenen kalabalıkları çoğaltarak kestiler.
Hangi örgütlü kötülük olursa olsun ilk düğme yanlış iliklenir ise son ilik yeri açık ve düğmesiz kalır.
İşte o düğümü yeryüzünde mutlaka bir metafizik etik ahlak hakikat adına çıkar hizaya sokar.
Avrupa da ki hristiyan engizisyonun Anadolu ve Asya hedefi konusunu bir düğmeyi yanlış ilikleme süreci olarak görüyorum ve o zaman etik ahlak ilkesi ortaya koyan Gordano Bruno'nun sözlerini yazarak bugün yaşananlar benzerliklerini hatta hilafetin Yavuz Sultan Selim ile Anadolu'ya gelişi ile başlayan haçlı saldırıya karşı direnişi ve bugün bu saldırıyı nasıl bertaraf ettiğimizi yazacağım.
Dünya görüşü adı altında ve öteki dünya pazarını din adı altında birleştirerek kendi ideolojik çıkarına uygun yontan her ahlak anlayışı tüm bölünmüş karşı cephelerde de ahlak yoksunu çürümeyi kendi çabaları ile desteğe dönüştürüp kamu ekonomisi paylaşımı ahlak krizi ürettiler ve kendi art niyetli çabalarını çökerttiler. Anadolu bu yüzyılda aydınlanma çabasını yüz yıl önce Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşama erken vedası sonrası yarım kaldığı için bu çağda bu aydınlanma devrimini tamamlıyor. Tarihte her aydınlanma mücadelesinin önü dini siyasete alet eden dünya görüşü adı altında ki doğal kaynak talanı ve yaşam pahalılığı üreten, üretim ve hizmet araçlarının çalınması sonucu dayatma üzerine düzen kurmak isteyen saklı niyeti zulme dönüştürerek son yaşamıştır. Her çağ kendi cehalet ve zulmünü şartlara göre üretir. O zulmün sonunu getirecek aydınlanma iradesini de aynı toplumun içinden çıkartır.
▪️ Önder Karaçay ▪️
Kapitalizmin yıkıldığını herkes açık açık konuşmaya başladı.
Yeryüzünün karanlık yüzü batılı küresel soyguncular soykırım suçu işleyenler kendilerinden olunca koruyor, soykırım suçu işlemeyenlere nükleer vb yalanlar ile saldırı düzenleyerek doğal kaynak soygunu yapmak için savaşlar çıkararak haçlı seferleri ile bugünlere geldiler.
İran doğal kaynaklarının özelleştirilmesi sıraya kondu.
Türk ulusu ve Anadolu sonsuza kadar sürekli tehdit büyüten kodaman soyguncu ve tefeci beslemek zorunda değildir.
1938 sonrası pusuda bekleyen yerli işbirlikçi kötülük niyet ile 1950 sonrası harekete geçen 12 Eylül 1980 hit faşist darbe ile kanlı soygunların yararına ivme artıran ve son çeyrek yüzyılda özelleştirme talanı ile sivil bir darbe organizasyon unsur ve araçların vahşiliği, kural tanımaz saygısızlığı ile karşı karşıyayız.
Tek yetkiyi tek yetki ile değiştirmek isteyenlerden ve tek yetkiden de kurtulmak yurttaş ve insan olmanın ilkeli, onurlu ve zorunlu bir görevidir.
Korkuyu ve korku üretenleri sevmek nasıl bir ahlakın duygusudur?
Bu zor soru yeryüzünde ilk kez yanıtını buluyor.
Daha doğrusu esaret bir sevgi duygusu olabilir mi?
✓Anadolu tarihi boyunca böyle bir zulüm ilk kez yaşadığı için tufan üretti.
✓ Anadolu'nun doğal kaynaklarını, Türk ulusunun üretim ve hizmet araçlarını düşmana babalar gibi haraç mezat sattılar.
✓ İnşaat, otoyol ile tefecilere para ve otomobil ile yakıt satarak ülkeyi soyup soğana çevirme fırsatı vermek. Bu tür yatırımlar ölü yatırımlar olup sömürge ülkelerde bu tür soygun yaşanır. Almanya'da hitler de aynı yöntemle zulüm yaşatmıştır.
Doğudan batıya yürüyerek başladı yolculuk
Küçük yaşlarda aldığım bir onanmaz yaranın tesiriyle dünyayı ve kendimi unutarak yürüdüm
Yürüyerek büyüdüm, yürüyerek canlandım, yürüyerek temiz kaldım
Dağlara, ovalara, derelere, ırmaklara, göllere, denizlere, yaylalara, örgütlü kötülüğe alet olmuş insanın ulaşamadığı her yere, gökyüzünün ilerlediği her yere yürüdüm.
Türk insanlık devrimi fırtınası karşısında, çöl beyinli ihanet toz oldu sindi şimdi.
Kendi etti, kendi dengini yine kendinde buldu. Nasıl bir tuzak bu kanlı bir niyet ile çöl beyinli ihanet aynı kan uykusu içinde barış diye bir kez daha ihanet etti. Sultan tüm çabasını mahvetti. Tarih bir padişah ismi daha üretti. Ne tesadüf en son ihanet eden Sultan Vahdettin, Osmanlı torunu ise oldu Sultan Mahvettin. Olmaması için çok uyardık fırsat verdik. Hepsini geri püskürtdüm diye teptin!
🇹🇷Önder Karaçay🇹🇷
Bardağın dolu tarafını görmek istemeyen boş tarafı ile oyalar seni
Bektaşi Türk kültürü, fars ve arap kültürü Anadolu da bir araya gelince koptu birlik ve beraberlik
Kim mi kopardı?
Bu soruya kim kin adına koparmak istiyor onu bulmak gerekir ki
Çağın ilmi buna yanıt verdi
Bu birliği beraberliği ve bütünlüğü bozmak isteyenler her birine bir kıyafet giydirdiler sonradan yeni çıkarlarına uygun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!