Doğudan batıya yürüyerek başladı yolculuk
Küçük yaşlarda aldığım bir onanmaz yaranın tesiriyle dünyayı ve kendimi unutarak yürüdüm
Yürüyerek büyüdüm, yürüyerek canlandım, yürüyerek temiz kaldım
Dağlara, ovalara, derelere, ırmaklara, göllere, denizlere, yaylalara, örgütlü kötülüğe alet olmuş insanın ulaşamadığı her yere, gökyüzünün ilerlediği her yere yürüdüm.
Yürüyüş yolculuğumu kalemi ve kelamı yaşadıklarımı kimseye vermeden, yazarak, hissederek, uyandırarak çürüten ve çürüyenlerin kurdukları düzenleri ve dayatmacı tutumları üzerine yürüdüm.
Yön seçtim, yeri geldi yön değiştirdim hiçbir kötülüğe boşluk bırakmamak adına yürüdüm
Boşluğu kim doldurur ise yaşam ona yol verir.
Dünyanın her yerini kötülük ile dolduranlara bu sebeple yer kalmadı
Soykırımcı oldular utanan olmadı
Yürümeseydim zulmün üzerine doldurdukları boşlukta kaybolanların bir yaşam hikayesi bile yazılı olmayabilirdi
Sonsuz yazıyı hile ile bozmaya kalkanların art niyeti güce dayalı kötülük üreten çabalarının üzerine sevgi ekerek yürüdüm.
Yaşam yolculuğumu yürüyerek tamamlama çabası içinde olduğum için yol tıkanıklığı yaşamadım.
Kendini yolculuğum için açan yollarda yürüdüm.
Kimsenin geçmediği, geçmeye cesaret etmediği yollarda.
Lekesiz bir gökyüzü gibi yeryüzünde lekesiz bir yüreği yaşatmanın mümkün olabildiğini göstermek için kendime doğru içten uyanışı başlatmak, farkındalığı uyandırmak için yürüdüm.
Anadolu'yu bir baştan bir başa doğup ve doyarak büyüdüğüm topraklara karşı minnettar saygım ve sevgim gereği her toprak parçasını, taşını, suyunu havasını, toprağını uygarlık beşiği bir değeri içselleştirerek büyüdüm.
Çağdan çağa yürüyen genetik devrim mirası adına huzuru hatırlatmak için yürüdüm.
Derin köklerime inerek yüksek farkındalığın boyutlarını insafını kaybetmiş olanlara göstermek için yürüdüm.
Yerinde sayanları yerinde ve arkada bırakarak ileriye yürüdüm.
Çağ dışı kalmış gericiliği ilerleme diye satanları görmesi gerekenlere göstermek için yürüdüm.
Dur durak bilmeden geceli gündüzlü torba yasalar ile hak çalanların karanlık sicillerini tutarak adaleti, merhameti yaşam boyu savunarak yürüdüm.
Çünkü;
Anadolu yolculuğunun dokunuşları diyor ki;
✓ Karda gezip izini belli etmeyenler, karda gezip izini belli edenleri kullanır gerçeğinin hakikat olmadığını göstermek için yürüdüm.
Anadolu da yüz yıl sonra 1938 sonrası yeniden üretilen zulmün tüm unsurlarını bertaraf edecek bir ahlakı insanlığın ortak yararına yaşatma adına kötülük güçlerin, özellikle bizim gücümüzü bize karşı bizden biri gibi bir kılığa girerek kullananlar için üzerine üzerine yürüdüm.
Seksen yıllık karanlık sicil notları delil ve ispatlı olup yaptıkları kötülüğü kendilerine hatırlatarak ve kendi kendilerini yaptıkları yeni kötülük kararları ile bitireceklerini, toplum karşısında meşruluk sorunu yaşayacaklarını uyararak yolculuğumu devam ettirmek için yürüdüm.
Gittiler meşruluk istediler, meşruluk istiyor iseniz bizim taleplerimiz olacak dediler.
Uzun vadeli şer bir proje adım adım ısıtılıp ulus tuzağa düşürülerek devletin, Cumhuriyet devrimlerinin ve ulus devlet bilincinin yok edilme niyetini suçüstü edildi.
Hiçbir beklenti içine girmeden, vatanımı, ulusumu, birliği, beraberliği ve biz bilinci içinde bütünlüğü hiçbir şahsi çıkara satmadan, satılmadan savunan ahlakı yaşatmak için yaşam yolculuğunu sürdürdüm.
Yarım kalan devrimin tamamlanma ucunu görene kadar görev yolculuğu devam edecek.
Beklentisi kin ve hınç içinde doymayan bitmek tükenmek bilmeyen kötülüğe yeryüzünde bir son vermek için yüksek boyut farkındalık ile tinsel tesirleri yaşama aktarmak ve doğal tınlanım yasasına uygun titreşim ile uyanışı zirveye çıkarmak için yürüdüm.
▪️Önder Karaçay ▪️
Önder KaraçayKayıt Tarihi : 13.06.2026 13:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!