Bugün aklımdan şöyle bir düşünce geçti.
Geçtikten sonra ki kalanları paylaşmak istiyorum.
Düşünce şuydu;
Dört yanlışa karşı haklı bir ön yargı yaşanan süreçler sonrası gelişti.
Irk, din, ideoloji ve güç.
Çünkü;
Para karşılığı sadece demografik yapı değişikliği için arap ithal etmediler, haçlı barbar soyguncu soykırımcı yayılmacı batının çöplerini de ithal ettiler.
Birileri de batıyı aklamak için güya çöpe cip takan barbar haçlı batının çöpü nasıl kullanıldığını takip edecek kadar sorumlu davrandığını medya aracılığıyla pazarlamaya kalktı.
Tipik bir ingiliz uşaklığı oyunu oynuyorlar. Tam da siyasi dava adı altında mağdur üreterek oyuncu değişikliği yapmak adına cellat değiştirme adına yoğun bir kitle imha silahı medya algı operasyonu bunun için yapılıyor.
Din ve güç (para, inşaat, tefecilik, borç, silah, düşman, savaş, kin, nefret, saldırganlık, ötekileşmek, pişmanlık, soygun, yüzsüzlük, utanmazlık, satılmışlık, ussuz uyuşukluk, aptallık, mana ve düşünce düşmanlığı)
Ya kinli dinden yanasın ya da yok edilirsin zihniyetini sahaya sürenler şimdi geri nasıl dönsün?
Say say bitmez. Ülkede hangisi eksik? Hep bir ağızdan yanıt verdiriyor töz doğa söz;
Dinci kinci soygun afyon'un bir tek panzehiri var
▪️🔘▪️ Her Can İki Can ▪️🔘▪️
Biri üzerine ölü toprağı serilmiş uyanmıyor ve utanmıyor
Aynı bedene elbise gibi giydirilmiş
Biri uyanmış diğerinin uyanmasını bekliyor
İnsan ilişkileri kuyusu inilip çıkılmıyor
Her değişim devrim değildir, yapay üretim fanilik sonunu zulüm üreterek kendi getirmiş ve doğaya uyumlu devrimi doğurma sebebi olmuştur. Her bozgunculuğu doğa doğal yollarla bozguna uğratır.
Ne renkli devrimler satıldı yeryüzünde her biri ayrı bir yıkım üretti.
Doğal zeka devrimleri bilim ve teknolojiye karşı değil bilim ve teknolojinin ne amaçla kullanıldığına karşı doğaya uyumlu etik ahlakı savunan bir devrimdir.
Bu anlamda yapay zeka oyunu renkli bir yıkım üretir.
Duru görü bunu çok önceden gördü ve tüm tedbirleri buna uygun aldı ve algıyı yöneterek doğru bir şekilde yaşama hakikati aktarmak için büyük mücadele verdi.
Ulusal teknoloji ve bilim olmadan hiçbir tehdit bertaraf edilemez.
Hapishane suçluların cezasını çektikleri yer diye bilinir
Ya suçsuz insanların ceza çektiği hayat hapishanelerine ne demeli
Anahtarı bizde olan evlerimizde, anahtarı başkalarında olan işyerlerinde hapis hayatı yaşamıyor muyuz?
Kiminin anlata anlata bitiremediği
Kiminin içine atıp söyleyemediği
Anlatabilen ve anlatamayan içinde
Bitmemiş hikayelerin adıdır hayat
Kiminin bayattır hep ekmeği
Bizim hayatımızı
Oturduğu yerden
Ahkam kesenler
Bildiği halde
Bilmiyormuş gibi konuşmayanlar
Düşlerin sağanağında yaşadık
Sürekli bekledik o anları
Duygu durağında hatırlanan her söz
Yaşam ırmağına dönüşürdü
Mevsimlerin rengine bulandırıyorduk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!