Hangi cennetten kopardımda seni
Sensiz bu cehenneme verdiler beni
Ot bitmez
Yağmur yağmaz
Güneş doğmaz ömrüme
Ben düştüm sende düş
Sen gönül şehrimin en kalabalık yanıydın,
Caddeleri sen,
Sokakları sen,
Köşeleri sen,
Sen şu ömrümün en uzun ânıydın,
Baktım Ki Kararıp Sönmüş Ateşim,
Gülüşünden Bir Tutam Almaya Geldim
(04/10/2011)
Sen karanlıklar içerisinden,
Ruhunu teslim etmek istercesine,
Gökyüzüne doğru açan; ezan çiçeği gibiydin,
Ben ise sensizliğin selâsında,
Kendimi gömmek ile meşgulüm,
Bir avuç SEN toprağı atsalar üstüme;
Gecenin yarısı gündüzün ardı
Vakitli vakitsiz gel kaçır beni
Tüketti yokluğun bitirdi beni
Sular seller gibi özledim seni
Aklımda hep sen içimde sızı
Yosun tutmuş saçların oysa
Dalgalı yine şakakların
Güneş parıltıları var suretinde
Eşlik ediyor martılar gülümsemene
Kıyılarında meltem
İçlerinde poyraz var yine
Gece bir başka güzel Istanbul,
Özleyeceğim seni,
Uzak diyarlardan selamlar yollayacağım,
Belki birgün yeniden kavuşuruz,
Masallardaki gibi.....
Sen kız kulesi gibi narin,
Bedenler sessizliğe bürünmüş olsada,
Gerçek dost; yokluğunda'da seni hatırlayandır.
(01/11/2011)
Neden gülmüyor söyle gözlerin
Neden susuyor tatlı dillerin
Yazmayı mı unuttu kalem tutan ellerin
Yağan yağmurların sebebi nedir?
Birşey yok dedinde sebep mi soldu
Uzanırken pencereden dalmışım uzaklara
Hiç alışkın değilim ben bu yalnızlıklara
Bir yanım hep tütüyor ardından baka baka
Küle döndü yüreğim kendini yaka yaka
Varıp gitsem diyorum burdan çok uzaklara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!