Aynı göğün altında
aynı yağmurda ıslanıyoruz aslında
aynı toprağın ekmeğini bölüyor
aynı bayrağın gölgesinde yürüyoruz.
Sonra birileri çıkıyor
isimler koyuyor insanlara
Yıllar bir gözyaşı olup da kaymış
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;
Devamını Oku
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;




Önce milli birlik gelir
aynı bayrağın altında
aynı rüzgârı soluyabilmek gelir.
Sonra mezhepler konuşulur
sonra ırklar…
çünkü insan
önce aynı toprağın evladı olmayı öğrenmelidir.
Bir depremde yıkılan evlerin altında
kimsenin kimliği sorulmaz
bir annenin feryadı
her dilde aynıdır.
Bir asker toprağa düştüğünde
akan kanın rengi değişmez
acı
herkesin yüreğinde aynı yanar.
Bizi ayıran isimler değil
bir arada tutan değerler büyütür.
Önce kardeşlik gerekir
önce omuz omuza durabilmek
önce “biz” diyebilmek gerekir.
Çünkü parçalanmış kalplerden
güçlü bir gelecek doğmaz.
Irk sonra gelir
mezhep sonra gelir
önce vatan gelir
önce millet
önce insanlık gelir.
Ve bir gün
birbirimize ne olduğumuzu değil
aynı göğe bakıp bakamadığımızı sorarsak
işte o zaman
gerçek birlik başlar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta