Ömür basamakları çıkılırken derinden,
Acep hatırlanır mı ilk adımın hissesi,
Cüretle akan zaman titriyor kederinden,
Sonunda boyun eğer bükülmeyen ensesi.
Niceler inip çıktı ömür merdiveninden,
Bunca tabut kesmedi bu yokuşta nefesi,
Giymeye niyeti yok ölüm eldiveninden,
Ne kadar saklar bizi bu hayatın kafesi.
Zihnimdeki küllere poyrazlar vursa bile,
Toz olur hatıralar çıkmaz ruhumun sesi,
Bit pazarında saklı bunca sır, bunca çile,
Doğarken mühürlenir ölümün sert busesi.
İnsan yerinde durmaz sürekli yer eşeler,
Önüne çıkar ömrün en aşılmaz tepesi,
Rahmetle füzelenir boy boy olur meşeler,
Kim bilir hangi ağaç tabutumun teknesi.
Aç ruhlara anons var doldu taştı gişeler,
Ölüler ölülere yapıyorken otopsi,
Günah sandıklarına vuruldukça kaşeler,
Sökülür hesap günü sonuç verir biyopsi.
Kayıt Tarihi : 21.09.2024 15:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!