Canım sancağımla
Dağlardayım ana,
Dağlarda...
Dağlarımda kartalım,
Yarasayım kovuklarda.
Kovuklarda
Artık, sen beni nasıl seve bilirsin ki gülüm…
Hüzünlü gözlerimden
Darma dağınık ruhum görünür…
Gönül kapımı, han kapısına döndürdün.
Han kapısı, gönül kapısından
Beterdir.
Küllenmiş yüreğim,
Alma eline.
Kurumuş toprağı
Sürme
Toz kalsın...
Şal olsam da
Göğe yakın yerdeyim
Etrafım leçelik...
Gece mavisine savrulmuş
Sarı yıldızlar gibiyim,
Ellerimde çelik...
Karanlıklar
Ne menem
Duygular içinde kıvranır yüreğim de
Aşkın
Kor alevinde
İçin için
Yana yana kül olur.
İstanbul şehri
Dönmüş platoya.
Kötü bir senaryoyu
Sarhoş bir yönetmen
Filme mi çekiyor?
Rolde Dağılım mı çok bozuk
İstanbul'u
Bilir misin?
Bilir misin
Ne kadar güzel? ...
Her yanı ayrı
Her yanı bir başka.
Göz bebeğim,
Nurum
Direğim.
Hocam,
Danışmanım sekreterim.
Dostum,sevgilim,
Cart diye açacaksın
Yırtarcasına fermuarını,
Allah ne verdiyse koyacaksın içine
Bir daha kaldıramayacaksın.
Sonra gelip utanmadan
Yine beni çağıracaksın...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!