Bir yol hikayesi hep beraber yürüdüğümüz
Uzunları kısalttık ilmek ilmek ördüğümüz
Sizlerle gah bizim oralarda kuşandık vakti
Hz. Aişe, Abdülhamid Han, cumalar ki
87'ydi o kış
Mart ayi kazma kürek
yaktırır demişler ya
Kapıdan baktırmadan
İstanbul öksürterek
Yanan sobalarinda
Bir acıyı paylaşmak gelir ya içinizden
Onu yaşayanla beraber yaşamak
Niyetiniz ne kadar saf olsa da
O ölçüde anlık kararlara bağlıdır telaşınız
Ve o yüzden olmuşsa yöntemde bir yanlışınız
Acısını onunla yaşamak istediğiniz kişilerden
Şiirde olmaz iddiam
Ben şair bile değilim
İçimden geleni yazdım
Hissederse söyler dilim.
Duygularımda heyecan
Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla: …
“Öyleyse Allah'ın yanı sıra başka ilâha
Yalvarma, yoksa sonra uğratılırsın azaba
Önce en yakın akrabanı uyar ve kanat ger,
Himayene girsin sana tâbi olan müminler
Şair değilim ben dostlar, evvelce dedim
Şairlik taslayanlara sadece tepkim
Akıl almaz, dile gelmez, hafakan tuzağında
Felekler çepeçevre, acep nerede sillesi
Elinin tersini görmek kapısına gidince
Seken ayak sanki aksak usul nota belgesi
Zikrettiğiniz o düşüncelere
aynen iştirak etmekle birlikte
ve bunlara rağmen
görüşmek isterdik,
Lakin aynı esbabdan mütevelliden
Yani ki erken gidip dönmek üzere
Üşüyor
Kesmiyor
Aklım durdu
Bağlanır mıydı
Sol koluma kalbim
Buharlaşan suda med
Sözde Irkçı, kafatasçı (!) öyle sanıyor
Onu da beceremiyor, ah, aldanıyor.
Şizofren, yobazca söze hemen kanıyor
Sorup araştırmadan hep yanlış tanıyor
"Ona bir günlük yas ilan edilmiş", niçin?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!