Bütün mesele sadece o şiirlerde,
ezgilerdeki müzikal güzellik midir,
yalnız klasikleşmeleri mi acaba
değil elbette, hem nasıl olabilir ki?
"Nostaljisi" mi diyorlar: Asla ve kat'â!
Akan, nehr olan gözyaşı, acı klasik.
Şöyle size de nakletsem
beni mazur görürseniz
Yanlış anlaşılıyorum
galiba, afedersiniz,
müziği ayrıştırmak mı,
hangi müzik hangisini
Yıldızları sayarken hesap mı şaşmış bana ne
Rengarenk parıltısı ah ne harika, şahane
Birinci katının gece hep ışıkları yanan
evin altındaki şehrayin sergileyen dükkan
Mor, eflatun, mavi, yeşil, beyaz, kırmızı, sarı
Tabii bütün bu renklerin farklı farklı tonları
كانها الحوض تبيض الوجوه به
من العصاة وقد جاؤوه كالحمم
Güneşin ziyasını gölgede bırakır Kur'an
Suyun lezzetini aramaz onunkini tadan
Asırlardır cihanı Kur'an nuru aydınlatan
İlm-ü irfana susayan nûş eder pınarından
Çiçeği burnunda imam mihrapta, seksen iki
Bir ikindi, son duada cemaate baktım ki
Babam aralarındaydı, gelmiş ziyaretime
Sevdiği mihrabiyeyi seçtim tilavetime
Zemanenin oyuncağı her kavram
Hangisinde anlam ters yüz olmadı
Hiç birini anlamıyom ki devrem
Aşkı anlatacak mecal kalmadı
Muhabbetsiz çağa ayak uydurmak
KAZDAĞLARI'NA EFSANE GEZİ
Namık Kemal'de kahvaltı, hedefte Eceabat
Vapurla boğaz yolu Çanakkale yarım saat
Kübra hocanın fakültesi solda on sekiz mart
intepe erenköyü'nde cuma bir istirahat
Kelime
Ey ağzımda dolunay gibi tutulan o kelime
ey dilime gelen düğümlenen söyleyemediğim
içimdeki kurşun ağırlığı ruhumu çökerten
Dirayet seninle muhkem mahsun mersus bir kale
Öyle saglam müstahkem kurşunla perçinlenmiş taştan
Sanki dün gibi.
44 yıl olmuş.
O karartma geceleri,
bazen misafir olduğumuz
komşu evlerindeki,
bazen çay bahçelerindeki
Topağaç'tan Barbaros'a Çamlık güzergahından
Limanı solda bırakıp cevizliğe yönelmek
Böyle bir macereya her niyetlendiğim zaman
Yol sanki bir sonu meçhul örgüdür ilmek ilmek
Hep o ilk çeşme şaşırtır hani çınar yanında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!