Dualarla, niyazlarla erelim Hak rızasına
Oruçlar sirayet etti vücudun her azasına
İnandık ikrar ettik Rabb'e, kadere, kazasına
İkramlar, iftarlar olsun bayramı cümle ümmetin
Mü'mine şefkat ellerin, kâfire yeter izzetin
Yürekler bekliyordu, gelir miydi kahraman
Bizi döndüremezdi hiçbir engel bu yoldan
Önümüz aydınlandı karanlıktan el-aman
Özgürlüğü ararken özümüzü karartan
Oyuna eğlenceye dalıp oyalanmadan
İnanırız, doğmazmış kaknüs kuşu yanmadan
Sabahları Betül Betül olur yol kenarları
Ve bazen yağmur olup yağarken sonbaharları
Hoşamedi eder bize kütüphanede Zümra
Yanında şen şakrak şakırken bülbülce Dilara
Hayreddin Karaman'lı minicik kitap kurtları
İsmin göklerden bir ayet
İsteriz daim hidayet
Hatıraya ettik niyet
Ruhtan kaleme sirayet.
Dört dörtlük bir öğrencimsin
İz kalmaz yazıdan taşa kazısan bile
Anılar, korunur mu öyle sile sile
Dalarsın gemiden baktığın o meçhule
Alıp götüren mazi erişilmez kule
Artık sarp yokuşa tırmanmaya başlasak
Beklemekle olmaz şeytanları taşlasak
Güzel anı biriktir güzel kızım Şeyma
Hoşça bak zatına, kıymetin yere koyma!
Güzel anı biriktir güzel kızım Mine
Hoşça bak zatına, değer kat değerine.
Veya:
Hazin şarkılar okurdum yazın da
İçimden umutların göçtüğü
Bir yay misali kaşların özlemimde
Tahtında gözlerin kapandı fersiz
Bir kısrak ki yabansı, reddeder gemi
Sözlerimse yeşerir, olsa da değersiz
Yeter ki ayrılma bizden
Uzaklaşma sakın gözden
Şiir sözden nağme sazdan
Kaynayıp fışkırır tezden
Harika Hart deresiyle
“Wagner’i sevmek ve Mahur Beste’yi yaşamak”
derken Tanpınar, bütünleşir zaman ötesiyle.
Ve yekpare zamanı keşfeder; adeta o
bölünmez zamanlarda her telden
çalan sazların mûsikîsini.
Muhteşem senfoniler,
Nasıl tanımazlar ki seni
Seni iyi ki tanımıyorlar
Benim sana bakışım gibi
Değişken kendimi temaşam da
Ekseriya sıkıcıyım, daralıyorum sana
Hemen darılmasana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!