"Âyinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz."
Arkası sır kaplı epey cam gördüm,
Daha âdiline denk gelemedim.
Şiirbaz rûhumu çarmıha gerdim,
Çiviyi dilimin üstüne yedim.
Bir şeyler farklı mı, baktığım yerde
Şu koca dağlar üstüme geliyor...
İri kayalar fırlatıyorlar sîneme.
Hâlâ dağdârım
Ve hâlâ noksan...
Bir dönsem
Hîn-i sabâvete,
Bilmem bu ne kasvet, bu ne bitmez tasa böyle:
Hüznüm bile aynamdaki endâmımı yırtar.
Ey yerdeki en bilgili, âdil kişi söyle:
Tartar mı benim hüznümü en muştulu kantar?
Dünyâdaki benden daha mahzun kişi, anlat:
Turâbın altında bırakan zûlmet;
An gelir, günyüzü gösterir elbet.
Nicedir dururum, Teketaşı'nda:
Karşımda bir ahlat, destimde nacak.
Hem garip hem yüce bir dağ başında;
Özge ne bulunur, şiir yazacak..?
Hamâset makâmından hep hayır söz söylerdim;
İrâdeme cinnîler hâkim oldu bu gece.
Küfürden, cerâhatten yere sofralar serdim;
Çok şükür, gönül erim sâim oldu bu gece.
Bakma cânâ, kâmyâbım sadrım ahmer olsa da:
Gayrı giryem bitmesin hem âhuzârım dinmesin.
Bülbülün feryâdı onmaz gülde vuslat bulsa da
Çünkü hardan bülbülün akdâmı demdir neylesin.?
Âleme gelse de kiraz ayları,
Ümmî bir bahârın cengi var bende.
Ne hicran mâvisi ne açık sarı,
Her çeşit vedânın rengi var bende.
Kimim ben?
Nedir mahlâsım?
Nedir maksûdum?
Hâr-u hastır atlasım
Kıldan ince hudûdum..
Siz de benden kaçmayın azîzim...
En revnaklı gecelerde gökteydin,
Dolunay mehtâbı doğururken duru denizlerin üstüne,
En hazin yansımamdaydın
Ve her karanlık çöktüğünde memleketime,
Sen de oradaydın,
Şıktın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!