Su teresi bakışlım
Çağırma beni yanına
Islanır çoraplarım
Anam da söyler bana
Aglamaya başlarım
Süzülün bakalım bulutlar
Bir hesabı var elbet
Sizi sürükleyen rüzgarın
Tadını çıkarın sonsuz maviligin
Sarhoş olun dönsün başınız
Yağmur olun yağın gönlüme
Tanımıyorum seni
Geziniyorum hiçliğinin sokaklarında
Çizdiğim rotalara seni ekliyorum
Işıkta beklerken seni bekliyorum
Niye beklediğimi
Beklediğimi bile bilmeden
TANRI YOKTUR
Allah’tan başka
Ne korkarım
Ne de umarım
Allah’tan başka
Töbeletme beni derdin anam
Töbeletme
Anaaa tamam aha küsmüyom
Yok artık töbeletme
Ana gıı töbeletme beni
Tutlar yeter iken gelmiş beklenen
Hiç hesapta yokken sülbe eklenen
Ver Allah’ım diye ona diklenen
Anasına oyuncak vermiş yaradan
Zayıf bir çocukmuş hayli sümüklü
Tuttursam bir türkü en yanığından
Kuyruğuma teneke takarlar benim
Sahitlik istesem aşk tanigindan
Gönlümü bir daha yakarlar benim
Yetmez ki nefesim koşsam bağırsam
Var git kemeraltina
Çık göbekten yukarı usulca
Biraz da sağa yürü usluca
Döşümün altında kalbim
Seni bekliyor olacak
Yolda yürüyen muhakkak düşer, düşmek ayıp değil; ayıp, biraz ağlayıp sakinleştikten sonra, sümüğü koluna silip😁 (birazı da yüzüne yapışıp orada kurumalı), yola kaldığın yerden devam etmemektir.
İnsan düştüğü yerden kalkar, mucize çözümler yoktur. Niyet, ilim, çaba/metanet ve iman vardır.
Kıyamet koparken bile düştüğümüz yerden kalkıp yürümeye devam edeceğiz.
’Sana bırak beni dediğimde sakın beni ciddiye alma. Tut beni, yalvarırım, tut beni. Ne zaman aklına eserse gel, ayda bir kere, yılda bir kere, ama tut beni..."
Sakın Kımıldama-Margaret Mazzantini
.....
Yıkadı yağmur yine ıssız sokaklarımı
Camdan bakakaldım sel basmış gönlüme
Çamura bulanmış akıp giderken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!