İşten geldikten sonra;
akşamları
mutlaka üzerimi-başımı değişirim.
evde acil bir durum,
bir davet, bir misafir de olsa
sülale de olsa hatta
sadece -senden öte şeyler- kalıyorsa
ayrılık mevsimi geldikten sonra...
o bakışın, o dokunuşun,
kulağıma fısıldayan
iç gıdıklayan sesin
kısacası 'sen'
Ağabeyimin çok eskiye dayanan
güzel
hatta bir o kadar da öğretici bir tepkisini hatırlarım
bir konuşmamızda...
konu Ançuez’di...
Bir gün, iş yerinde kahve molasında
biri diğerine dedi ki:
-Sen hiç 'şiirle adam döven adam' gördün mü?
İşte Ömer bunu yapıyor, ondan okuyorum onu!
oradaydım
Tamam güzelim
sürmüşsün araba cilası gibi
kaliteli ozejeleri tırnaklarına da,
servis otobüsünde gördüm seni
parmaklarınla koltuğun kolunu bile tutmadan oturuyordun! ?
hiçbir yere tutunmama özelliği kazanmış ellerin!
Acaba bir zamanlar
çiğ köftenin yanında viski içmemin
şimdiki zamanda
klasik müzik dinlerken
Klozet Şiiri yazabilmemle bir ilgisi olabilir mi? !
Büyük Baş, Küçük Baş bizim için fark etmez!
Bıraktığı pisliğe, ezdiği çimene göre durumu değerlendiririz biz!
Zararın büyüğünü de küçüğünü de bir görür
gerekenin fişini çekeriz biz!
Oldum olası “Bok Muhabbeti”ni çok severim
ona ayrı bir önem veririm, desteklerim
hatta uygun platformu bulursam;
o biçim de yayarım!
Belki benim karmaşa dolu, yaramaz çocukluğumdan
Memo Efendinin bloğuna baktınız mı?
Aaa! Melis Hanım'ın bloğu harikaydı, mutlaka girin!
Gençler! Hemen şu linke girin! Yok böyle bir blog!
Artık hiç şansınız yok!
Boşuna aksini düşünmeyin.
Zamane insanı size baktığında
ya kallavi, pahalı bir konut,
son model bir araba,




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...