Doyamazdık o gençlik yıllarımızda
dostluğun şiddetine,
derinliğine.
yediğimiz içtiğimiz,
duyduğumuz, tükettiğimiz
ayrı olmasın isterdik.
Üst üste dizildiğinde acılar,
yani acının kısırdöngünde kaybolmaya başladığında benlik,
ara vermesi için bu yola,
dinlenmesi ve dolması için
acı içerikli bıkkınlık mesajları gönderir
tam da doruğuna çıktığında beden acı zevkinin.
Her türlü konuyla ilgilen
ister entel ol, ister dantel
ister orman kaçkını
ister en yukarıdaki
hani şu göremediğimiz sosyeteden
jetten, mobiletten;
Köpeğe köpek diliyle iltifatı,
ağzına etli-kemik sunmayı,
ensesini boku bokuna
sanki pek istermişim gibi sevmeyi
onu kendince mutlu etmeyi
bu düzende öğrendim ben!
eminim dikkat etmiştir herkes
pek dürüst olmasalar da
en azından ayda-yılda bir kere
kimi hayatında bir kere
kendine karşı dürüst olmuştur ve
mutlaka düşünmüştür:
Dimdiksin
taş gibi
geçirimsiz
tam yalıtılmış...
Ağlamayı sevmem diyorsun.
En olmadık
umulmadık bir anda
en yoğun saatlerinde işimin
ofisin wc'sinde rahatlarken
çekseler yukarı aniden
tam da hayalimdeki uzay ortamına...
Hocam;
bırak antidepresanların bizler üzerindeki tartışılmaz etkisini
bize o hapları kullandıran
başka çıkışkapısı bırakmayan
şu Karı Dırdırı'nın gücünü hele bir kabul et de
sonra gel karşıma
Öyle orta yere
adres bile vermeden
hatta bazen vererek
sinirlenmeseydik, kızmasaydık
boşalmasaydık umarsızca,
Ölçüsü alınası bir dilber O…
öyle tatlı, siyah-kıvırcık bir esmer ki
melez tadında;
insanın sütlü çikolata diye yiyesi geliyor!
Ölçüsü alınası bir dilber O…




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...