Bir muhbir
tamamen kendi taşıyıcılığının,
satıcılığının,
ikiyüzlülüğünün piridir.
Artık o kadar alışmıştır ki gelip gitmelere
İlk başta tutmamıştım o çocuğu ama
bugün öğle arasında
plazamızın güneş alan bahçesindeki çay anımızda
çok güzel, havalı ve bakımlı
cillop gibi kadınların
uğraşılması güç, ağır yükler olduklarını
Her zaman
gündüzleri elleri hamurda, ızgarada
bulaşıkta
önünde önlük, alnında teri
pek bir mecburmuş gibi görünerek
mutfakta çalışan
Her erkeği
ne kadar sıkışık ve yoğun durumda olursa olsun
bir anda yerinden kaldırıp,
yolda gidiyorsa durdurup,
ani bir mola ile
en yakın WC'ye yollayacak
Şunu biliyorum artık ki;
kim ne derse desin
her kadında mutlaka bir 'Kraliçe Noktası' var
ve eğer o düğmeye basacak şekilde davranırsanız
mutlaka ve mutlaka
kendini tek Kraliçe gibi hisseder ve
'Kız' korktu
'Kız' telaşa kapıldı
eli ayağı karıştı
triplere girdi!
Boşuna mı benzettik biz
Eeee kardeşim, şaşmamak lazım!
Düşün ki bir lavabosun
ama boyutların öyle küçük ki,
hani gelseler yanına
ellerini yıkayamazlar
çünkü tek karışları bile sığmaz ki sana! ?
Küfürler
bu hayata karşı geliştirdiğim
en güzel tasarımlar...
ayakta durmamın en kısa özet sırları...
Kim masummuş, kim? !
ner'deymiş?
kimlerdenmiş?
neler yaparmış
nasıl eğlenirmiş?
Yaz, çiz, konuş
soyut ol en harbisinden
sonra buluşama
kenetleneme
beraber olama
hepsi lafta kalsın




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...