Şu bizim ülkede iş kategorileri nasıl da
insanları damgalar hale,
işaretler hale getirilmiştir el birliğiyle! ?
nasıl da o 'kutsal' kabul edilen iş eylemi
insanları alta-üste koymaya hizmete döndürülmüştür.
Biz her 'parayı götürenin' önünde eğilseydik
sahte saygıyla,
her yüze güleni, arkadan dansedeni alsaydık aramıza
onlara bir de fazladan pirim verseydik
sistemin adamı oldular diye;
ajandamız ne pis dolardı değil mi? !
Uzun ve sabırlı bir seyahate çıkmak
kimselere
uzun süre yaşadıklarını
çektiklerini
sevdiklerini
nefretlerini
takılıp kalsak da bazen
o -sonu gelmez- gelen
çıkmaz sokakların çamuruna
birebir yaşamak zorundayızdır
ne olup bitecekse...
Lütfen
lütfen beni tek göz bir odaya kapatın!
Orada bir mum ışığında
sadece bir şeyler yazayım!
Kapı altından yemek bırakın aradabir ve
Akşam
televizyonun görüntü ayarlarına girdim
renk ayarını sadece bir ton açtım.
Renkler gözüme öyle daha canlı ve doygun göründü ki
bu zamana kadar neden bunu yapmamışım dedim.
Şaka gibi...
Bir havası,
coşkusu vardı eskiden Türk olmanın.
Bir gücü vardı o kelimeyi söylediğinde insanın
gözlerinden fışkıran...
Salak! ..
Aşk acemisi!
Sevgi cahili!
daha yanıma iki adım sokulmamışsın
elimin sıcağına bakmamışsın
Bozdu mu sinirini?
gocundu mu dediklerinden?
yaralamaya mı kalktı ayan beyan?
dişlerini mi gösterdi yumuşak dudaklarına?
salla gitsin
Ayıplamışlar mı son yaptığın hareketi?
yakıştıramamışlar mı o tişörtü sana?
Kınamışlar mı ruhunun rengini
yaptıklarını
hem de o kadar yüzüne güldükten sonra?




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...