Şair elbette odasına kapanacak
elleri titreyecek
bazen sevinçten ağlayacak
üstünü başını yırtacak kederden kimi zaman.
Sokaklarda “katil”
ara sokakların korkulanı da olacak.
Ey Şair'im:
yeri gelince
'bu kadar yaza yaza Ay'a mı ulaşacaksın? ! ' diye
dalga geçtikleri dizelerinle
ne Ay'a, ne de Merkür'e ulaşamayacağın kesin, ama
yıllarla uçuca eklediğin dizelerinle
Şairin kollarını kesseler, bacaklarıyla savaşır
bacaklarını da kesseler, dişleriyle...
dişlerini de kesseler kafa atar, yine idare eder.
kafasını sabitleseler otoritenin taş duvarlarına
bakışlarıyla sinir eder!
Şair’in kafası; “Beyoğlu”,
İstanbul...
O, en lüks, sık girilemeyen restorantlar...
Bazen en marjinal barlar
girilemeyen arka sokaklar
Girme Şair’in kuyusuna
dahil olma karanlığına
uzak dur bazen;
mahfolursun...
yavaş yavaş değil çünkü
Şairin sarayıdır şiir.
Kimi altındandır
kimi toparlama kartonlardan,
kimi denizlerin ortasında
ulaşılmaz bir adada...
Biz her 'parayı götürenin' önünde eğilseydik
sahte saygıyla,
her yüze güleni, arkadan dansedeni alsaydık aramıza
onlara bir de fazladan pirim verseydik
sistemin adamı oldular diye;
ajandamız ne pis dolardı değil mi? !
Sessiz, sakin, kendi halimde
biraz ulvi
biraz meditatif
hedefim uzaklarda
suya-sabuna dokunmadan göçüp gitmektense
Ya bu anlamsız
aptalca
dünyayı bitiren komediye sırtını dayayıp,
sen de pişmiş kelle gibi sırıtacaksın
ve bir şey olmamış gibi yapacaksın
Arkadaş
o pisuvara şarıl şarıl işerken
beyaz seramik parlak yüzeyli nesnenin içinde
ya bir kedi leşi görmüş olmalı
ya da yanlışlıkla hızla avuda kalkıp
kendi ağzına işemiş olmalı ki;




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...