Bir taşı masaya koydum
Masa durdu
Taş da durdu
Durmak istedi
Eylemsizlik
Gecenin köründen yazıyorum
Hiç uykum yok
Biraz başım ağrıyor
Evi özlüyorum biraz.
Ama alışkınım sıkılmıyorum
Aklımın oyunlarını oynuyorum.
I.
Bir rüzgar esiyor yüreğimden, en içten
Katıp katıp önüne eskiyen aşklarımı
Salıyor toprağına ortanca kaplı anılarımın
Yalnızlığım boşanıyor ter ter yüzümden
adını sormamışlar senin
uzatılan her cımbız ağzında kalmış
yığın yığın anı kovalamışsın
unutulmaya terk edip ruhunu
unutmuşlar seni
Ey! Esenlik habercisi Namus-i Ekber
Ey! Hira'da gökyüzüne yükselen eller
Ey! Merhametlerin en çarpıntılı kalbi
Ey! Alemlere rahmet olan tek peygamber
Hangi gözü uyku tutar bu gece
Kalbimi çal
Ama kullanma
Koy vitrine dursun
Kurcalayıp durma
Nolursun
Başka ne isterim
I.
Ateşin yakışı bilinir
Yanışına kim aşina?
Dumanı alem görür
Külüne kim aşina?
Denizler arşınladık taze atlarımızla
Geçtik Hades'i yaşayarak
Toparlanmak zor oldu
Çünkü ölüler bulaştı ayaklarımıza
Demir gibiydik, abanoz gibi sağlam
Kışa uzandı yine mevsim
Beni içimde bir yazmak sıkıntısı
Elimde kalem tepemde sinir
Sinemde dörtnala bir sızı
Yazmazsam yaza kalmaz delirtir.
Fırtınayı yel eyleyip de durultan nedir?
Ah beni mecnun eden kime meftunedir?
Tren garlarında hasret bitimine yakın
Mesut aşıklar için nevmit yüreğimi yakın
Alabora edin nazlı yârin değmediği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!